Hatırlar mısın simetrik dudaklım;
A. Smith’le girmiştin makroekonomik alanıma
Havuz oluşturan finansal aracılarla
Net teklif eğrimi sunmuştum sana.
Sistematik riski de göze alarak
Menkul kıymetim olmanı istemiştim…
Konjonktür hareketlerimiz;
Canlanma evresini yaşarken
İktisadi bir tebessümün vardı.
Karşılıklı tarife indirimlerine giderek
Tam istihdama ulaşmıştık…
⸻
Hatırlar mısın konveks yüzlüm;
Başabaş noktasında buluşup
Damping yaptığımızı…
Gökyüzüne bakarak
Yıldızları özelleştirmiştik.
Klasik aralıktan yağan
Enflasyon kokulu zamdan kaçarken
Faiz oranlarına yakalanıp
Karekök dışına dahi çıkamamıştık.
Kınamışlardı aşkımızın ekonomisini
Kirli para satan teorisyenler…
⸻
SAY şahidim olsun ki;
Aşkımız standartlara uygundu.
Sende stok… bende iddihar yoktu.
Arzının niceliği kadar
Talep etmiştim seni.
Çarpan katsayısıyla
Talebim daha da artmıştı.
Nihayet;
Aşırı istihdam sonucu
Azalan verimleri yaşamıştık.
Bir gecelik repoyla
Hiperenflasyonumuz artmıştı…
Bu kümülatif süreçte
Marshall kokulu dudakların
Depresyona sokmuştu beni.
Hayatımda ilk defa
Stagflasyonu yaşayıp
“Bretton Woods” gibi çökmüştüm…
⸻
Hatırlar mısın Avrupa patentlim;
İMKB’nin bahçesinde
Para sepetiyle beklerken
Çapraz kurundan sokulmuştum yanına.
Oligopol piyasaları gezip
Referans fiyatlarını sormuştuk.
“Forward Market”ten yapıp alışverişimizi,
“Overshooting” etkisiyle
Terk etmiştik sermaye piyasasını…
⸻
Hatırlar mısın likidite yanaklım;
Döviz kurunun yükselmesiyle
Aşkımızı konsolide etmiştik.
Tasarruf paradoksuyla
Konvertibil olmuştu hayallerimiz.
Vergi indirimleri dahi
Gönül bütçemizi senkronize edememişti…
Göz kararı spekülasyonlara göre
Dolarlarımız… ECU’larımız olacaktı.
Hazinemizi
IMF’nin reel ankesleriyle dolduracaktık.
Hoş olmayan monetaristlerin
Hoşuna gitmese bile…
⸻
Hatırlar mısın monopol yüreklim;
Aşkımız liberal olacaktı…
Mukayeseli üstünlüklere göre
İstihsalde bulunacaktık…
Sen;
Spesifik özelliklerine göre
Emisyon hacmini genişletecek.
Ben ise;
Trende göre hareket edip
Dirsekli Talep Eğrisi’ni oluşturacaktım.
Miktar Kuramı’ndan hareketle
Bütçelerimizi denkleştirip
Net bugünkü değerimizi bulacaktık.
Yine dolmazsa hazinemiz;
Kapitalist ve sosyalistleri iskonto ederek
Özel Çekme Hakları’yla
Dengeye getirecektik…
⸻
Hatırlar mısın optimal gözlüm;
Rostow’un gelişme teorisine göre
Olgunluk dönemine girmiştin.
Ortalama yıllık büyüme hızın
Harrod-Domar’a göre
%3 olacaktı.
Rasyonel bekleyişlere göre
Homo economicus duygularımızla
Merger oluşturacaktık.
Sıcak paraların yapışkanlığıyla
Bağlanacaktık birbirimize.
Kıymet paradoksu dahi
Ayıramayacaktı bizi…
Ama…
Maalesef…
“Hollanda Hastalığı”na yakalanmıştın.
Dışsal ekonomiler sayesinde
Yayılma etkisi de vardı.
Üstelik;
Ticaret saptırma etkisiyle
Bütçe açığın da artmış,
Ödemeler dengen bozulmuştu…
⸻
Hatırlar mısın marjinal aşkım;
24 Ocak günü
Aldığımız ortodoks kararlarla
İkimiz de şok olmuştuk…
Özelleşecektik seninle.
Marjinal prodüktivitemiz artacaktı.
Ama…
Olmadı…
Tercihli ticaret yapamadık.
Parasal tabanımız yetmemişti buna.
Transfer harcamaları
Tüketmişti… tüketici rantımızı.
Geri bırakma etkisiyle
Fakirlik çemberine girmiştik…
⸻
Hatırlar mısın dalgalı döviz kuru saçlım;
Refahımızı;
Bhagwati’ye göre artıracaktık.
Viner’e göre ticaret yaratacaktık.
Sen;
Ceteris paribus’la evde bekleyecek,
Ben de;
Açık piyasa işlemleriyle ilgilenecektim…
Kredi çarpanıyla
Eurodolarlarımız olacaktı.
J eğrisine göre yapacaktık ihracatımızı.
Buğday satıp… uçak alacaktık.
Paramızın miktarını
Otomatik stabilizatörlerle ölçecektik…
⸻
Oysa…
Teorilerimiz… kuramlarımız…
Hep yarım kalmıştı…
Düşüncelerimiz
Standart sapmaya uğramış,
Hızlandıranla varyansı dahi sollamıştı…
Duygularımız
Kriz ekonomisine girince
Aşkımızın orijinal Phillips Eğrisi’ni
Para politikası araçları dahi
Doğrultamamıştı…
⸻
Hatırlar mısın aritmetik boylum;
Polarize bölgede buluşup
5 Nisan’da aldığımız kararları…
Düğün masrafları için
PTT’nin T’sini,
Gerekirse Kıbrıs’ı dahi satacaktık…
Düğünümüzü
Merkez Bankası’nda yapacaktık.
Şahitlerimiz;
Neo-klasiklerle Yeni Keynesyenler olacaktı.
Monetaristler para takacaktı bize.
Keynes de bunun altında kalmayacaktı tabii.
Döviz Interbank piyasasından
Kredi açacaktı adımıza…
Ama…
Olmadı…
Gümrük Birliği’ne rağmen
Aşkımızı ihraç edemedik.
Son iktisadi planımız olan
EFTA’ya dahi gidemedik…
⸻
Üzülme ekonometrik bakışlım;
Şu iki parametrelik regresyon âleminde
X’i Y’den ayırıp
Maltusyan tuzağa düşüren
Klasikler utansın!..
(Y = aX + b)
Mustafa AtişKayıt Tarihi : 23.09.2005 17:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiir; Mayıs/1994'te kaleme alındı. Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü 3.sınıf öğrencisi iken, Mayıs'ta bir pazar akşamı yoğun bir tempoda çalışıyordum. Bir sonraki gün (pazartesi) iki sınavım vardı. Bunlardan birisi Prof. Dr. İbrahim KANYILMAZ hocamızın (Kendisini saygı ve muhabbetle anıyorum) 'Finansman Teorileri' dersi idi. Pazartesi akşamı da Uludağ Öğrenci Yurdu'nda 'Şiir Gecesi' tertip etmiştik. Pazar akşamı yarım saat ders çalışıyor, yarım saatte gecede okuyacağımız şiirleri değerlendiriyordum. Gece saat 01:30 lara geldiğinde biraz da yorulduğumdan şiirlere marjınallık, Finansman Teorileri'ne de şiirsellik karıştığını gördüm. Çalışma notlarımı toparladım ve biraz da gayret ederek bu ilginç şiir ortaya çıktı.




Kalbi sevgi ve saygılarımla...
SAY şahidim olsun ki;
Aşkımız standartlara uygundu
Sende stok... bende iddihar yoktu
Arzının niceliği kadar
Talep etmiştim seni
Çarpan katsayısıyla
Talebim daha da artmıştı...
Yok böyle başka şiir.çok entellektüel müthiş bir anlatım uğraşılsa yapılmaz yani..Bu bir yetenek..+ 10
Maltusyan tuzağa düşüren
Klasikler utansın! ..
(Y=aX+b) SEVGİLER Tülay içen
TÜM YORUMLAR (5)