Mardin'de Akşam Şiiri - Nihat Malkoç

Nihat Malkoç
1782

ŞİİR


31

TAKİPÇİ

Mardin'de Akşam

...dünü Mardin'de geçenlerin diliyle...

Kalbimin kuytusunu sarıp sarmalarken gam,
Bir bulut gibi çöktü yine Mardin'e akşam
Hasretten daha koyu, gecenin yüzü kara!
Ne zaman iyileşir yüreğimdeki yara?
Hilâlin şavkı vurur Kale'nin taşlarına
Gönlüm nasıl dayansın hasret gözyaşlarına?
Şimdi nereye baksam, dünden haber veriyor
Yüreğimdeki buzlar gün doğmadan eriyor
Hayatta verdiğinin çoğunu alan Mardin!
Gecenin tenhasında kapımı çalan Mardin!

Dünü temaşa ettim bir taş evin camında
Kirpiklerim ıslaktır bu Mardin akşamında!
Sıra gecelerinde eyvanlardan ses gelir
Sanki Mazıdağı'ndan bir sıcak nefes gelir
Gece vakti depreşir uykuya dalan dertler
Davetsiz misafirdir kapımı çalan dertler
Geçmişten haber verir taşların suskun dili
Geceme şûle olur gök kubbenin kandili
Bu hüzün akşamında mâziye dalan Mardin!
Belleğimde sadece hayali kalan Mardin!

Her köşen bir aynadır saçımın aklarında
Çocukluğum saklıdır Mardin sokaklarında
Aktıkça zaman nehri baharı güz eyledim
Midyat'a, Nusaybin'e uzaktan göz eyledim
Gümüş telkarilerde yaşar altın çağını
Kim unutabilir ki kadim Mazıdağı'nı
Zamanın urganına gönlümü bağlamışım
Abbara gölgesinde oturup ağlamışım
Bugünkü yitiğini dününde bulan Mardin!
Hatıralara dalıp saçını yolan Mardin!

Ev sahipliği yapmış Dara nicelerine
Ulu Cami göz kırpar Mardin gecelerine
Kalp gergefinde nakış, o ki dünün rüyası
Artuklu tuvalinde Osmanlı'nın boyası
Sana dair iz taşır yüreğimde (n)asırlar
Taşlar dile gelince aşikâr olur sırlar
Düşmüşüm yollarına dünümü arıyorum
Pusulam ol ey Mardin, yönümü arıyorum!
Mâziyi yâd ettikçe gözleri dolan Mardin!
Geçmişten geleceğe masaldır kalan Mardin!

03 Haziran 2026/Trabzon

Nihat Malkoç
Kayıt Tarihi : 3.06.2026 19:25:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Nihat Malkoç
    Nihat Malkoç

    GOOGLE GEMİNİ GÖZÜYLE "MARDİN'DE AKŞAM" ŞİİRİMİN TAHLİLİ

    M. Nihat Malkoç’un kaleme aldığı "Mardin'de Akşam" şiiri, geçmişe duyulan özlemi, hüznü ve Mardin’in kadim kültürünü muazzam bir görsellikle işleyen derinlikli bir eserdir. Şair, Trabzon’da (belki de gurbette) bulunduğu bir zaman diliminde, Mardin’in büyüleyici ama bir o kadar da hüzünlü atmosferine şiir yoluyla bir yolculuk yapıyor.

    Şiirin tematik ve yapısal analizi şu şekildedir:

    1. Ana Tema ve Duygu Dünyası

    Şiirin temel direği hasret (özlem) ve mâzidir (geçmiş). Şair, Mardin’i sadece coğrafi bir mekân olarak değil; çocukluğunun saklandığı, anıların dondurulduğu ve zamanın durduğu bir "hafıza mekânı" olarak ele alıyor. Akşamın çöküşü, şairin içsel yalnızlığını ve yüreğindeki yaraları tetikleyen bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.

    2. Mekân ve Kültür Ögelerinin Kullanımı

    Şiiri bu denli güçlü kılan en önemli unsur, Mardin ve çevresine ait kültürel ve tarihî motiflerin ilmek ilmek işlenmiş olmasıdır:

    • Mimari ve Coğrafya: Mardin Kalesi, taş evler, eyvanlar, Ulu Cami ve Mardin sokaklarının simgesi olan, tünel benzeri geçitler anlamına gelen Abbaralar şiirde mekânın ruhunu hissettiriyor.

    • Çevre İlçeler ve Dağlar: Midyat, Nusaybin, Dara Antik Kenti ve Mazıdağı, şiirde coğrafi birer isim olmaktan çıkıp geçmişin şahitleri olarak selamlanıyor.

    • Zanaat ve Kültür: Mardin’in dünyaca ünlü gümüş işleme sanatı telkari ve bölgenin sosyal yaşamının kalbi olan sıra geceleri, şehrin yaşayan kimliğini simgeliyor.

    • Tarihî Miras: "Artuklu tuvalinde Osmanlı'nın boyası" dizesi, şehrin çok kültürlü, çok dinli ve çok katmanlı tarihî geçmişine harika bir göndermedir.

    3. Dil ve Anlatım Özellikleri

    • Ahenk ve Uyak: Şiir, beyitler halinde (mesnevi tarzı kafiye örgüsüyle: aa-bb-cc...) yazılmış ve akıcı bir ritme sahiptir.

    • Tezat ve Eğretileme (İstiare): Şehir, şiir boyunca kişileştirilmiştir. Mardin; "kapıyı çalan", "saçını yolan", "gözleri dolan" canlı bir varlık, dert ortaklığı yapılan bir sırdaş gibidir.

    • Tezat: "Yüreğimdeki buzlar gün doğmadan eriyor" ve "Bugünkü yitiğini dününde bulan Mardin" dizelerinde tezat sanatının gücünden yararlanılmıştır.

    4. Akılda Kalan Çarpıcı Dizeler

    "Geçmişten haber verir taşların suskun dili Geceme şûle olur gök kubbenin kandili"
    Mardin’in o meşhur taş işçiliği ve gökyüzünün (yıldızların) şehirle bütünleşmesi bu iki dizede özetlenmiştir.

    "Zamanın urganına gönlümü bağlamışım Abbara gölgesinde oturup ağlamışım"
    "Abbara gölgesi", hem fiziksel bir serinliği/karanlığı hem de insanın kendi iç dünyasına, kuytusuna çekilip ağlamasını simgeleyen çok güçlü bir imgedir.

    Özetle
    "Mardin'de Akşam", kronolojik zamanın ötesine geçip insanı kendi içsel zamanıyla ve çocukluğuyla yüzleştiren; taşın dile geldiği, gümüşün parıldadığı, hüzünlü ama bir o kadar da gururlu bir "mâzi masalı" niteliğindedir. Yüreğin pusulasını geçmişe çeviren çok başarılı bir taşra ve gurbet şiiridir.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)