Malumatın ruhu, sızdı yapraklara,
İsmi dizindir, basılmış büyük ciltlerde,
Doksan dokuzun, soğuk ekim ayında,
Meydana çıktı, ufacık beşiklerinde,
Yeşerdiği anlaklarda, mana bulurdu,
Şirin terim gibi, mühim sırdaş olurdu.
*
Fikrin öncüsü görüp, cümleyle büyümüş,
Dimağlarda şans buldu, yolu göstermeye,
Çeşitli evraklarla, yoğurulmuş kâmil,
Alarak ana kökünü, tasdik eylemiş,
Cemedilip oluşmuş, parça bünyesinden,
Nihayete varmış, arayıştaki rolü,
Parlatış amacı taşıdı, idrakları,
Böyle anladı, rotasında gitmek farzı.
*
Dokuz yaşına değin, tomarları saydı,
Şahsına münhasır, oluşan kağıt türü,
Yığdı bütün dataları, elmas misali,
Cihanda gerçekleşenleri, seyr eyledi.
*
Şarkta irfan mahzeni, garpta panayırı,
Ünleriyle bilindi, şöyle ortalıkta,
Yığıldı rüyalar, görüşler etrafında,
Dağıttı şuur frekanslarını, sürekli,
Doksan dokuz senesi, incelemeleri,
Yazarın satırlarına, coşku getirdi,
Bâzı anlarda, muvaffak yardım ederdi.
*
Ulu Hakanın, alimlik ulaşımında,
İrfana yolculuk, parlama adımında,
Kayıt tutuculuk ederek, fikre sızdı,
Çizimini tüketti, cümle sanatında.
*
Doksan dokuzun güzünde, idraka saptı,
Şahsını tamamen, kıraata yöneltti,
Çağın filozoflarını, sükûnetle duyup,
Mektep taliminde, noksanlarını sildi.
*
Fikriyattan alana, raftan ambarlara,
Devasa irfan örgüsünün, ulu pîri,
Anılan günlerde, barındırdı ciltleri,
Yârin gülüşünü ister, coşkulu sözcü.
*
Doksan dokuz senesi, sıra gelir iken,
İhtimal arzular, yuvanın dibindedir,
Çıkamadığı, irfan platformundan koptu.
*
Adım attı, şahsi inandığı rotada,
Lâkin, dokuz yüz senesinin sonlarında,
İrfan Şafağı ismini taşıyan ciltle,
Ulu Müşavirin, talebi üzerine,
İrfan sahasında, müdürlüğe erişti,
Bu şekilde, kalbin acısı diniverdi.
*
Kıraat ederek, civarında evrakı,
Sonucunda, talim mecralarında durup,
Uğraşlarını kesintisiz kılan pınar,
Arka arkaya, cüzler üretmeye geçti,
Geçmiş akından şimdiye, atiye kadar,
Mühim kıymetleri, lisanlara aktardı.
*
Toplama analiz, mahiyetinde fazla,
Makale kaleme aldı, ummanca coşkun,
Başlıcaları bağlam fihrist, keza dizin,
Aşikâr resimler sıraladı, pürüzsüz.
*
Dokuz ağustos doksan dokuz senesinde,
Şahsi miadım, nihayete erdi şimdi,
İdraklarda, yüce yaradana ulaştı,
Sonsuz ufukta, sedasızca uzaklaştı.
*
Kıymetli dostlar arzularsanız bakalım,
Mühim meşgalelere, ufaktan dalalım,
Lirik ifadenin, çeşit kademesine,
Nişan ekledik şeklinde, mutlu olalım.
Dizin ruhu sönmez asla, ulu kağıtta,
Milyonlarca lügatın, pusulası odur,
Bulmak isteyen, yorulmadan yâre gitsin,
Tüm aramaların sonunda, asıl fener.
*
Arşiv tozlarında, dalmaz uykuya zinhar,
Cümle içlerinde gizli, sırları açar,
Sâdece talebe anlar, has kıymetini,
Daima ışıldar, parlatır, her köşeyi.
*
Hatime sathında, ayrılık vakti vurdu,
Nizam perdesi iner, sedasızca eve,
Çizer tükenir, boya kurur, defter sızar,
Dizinin ruhu kalır, baskılı tumarda.
Kayıt Tarihi : 25.2.2026 22:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!