Meçhul sandığın yollar, bil ki mâlûma çıkar
Alnına yazılandan, kaderden kaçamazsın.
Rabb’be tevekkül eden, ye’si doğarken yıkar
Baht kapısı kitliyse, kırarak açamazsın!
Bir poyraz esme ile, yıkılmaz muhkem yuva?
Verme hemen gözünü, kanlı yaşlarla sele
Hiç bir dert onmaz değil! Dua her derde devâ
Ufku tararken gözün, yeniden düşün hele!
Aldırma ak saçına; bırak beyaz utansın
Kadere eğ başını! Her kedere de "PEKi"
Varsın mevsim kış olsun; ilkbahar, yaz utansın!
Ne ayazlar gördün sen; fırtına olsa ne ki?
Rehberi "güneş" olan, akşam olunca ağlar
"BAHAR"ı hedef bilen, Yaradan’ı yâr eder!
O yâr ki, "OL! " deyince, diz çöker yüce dağlar
O’nsuz olan gönüller, çölleri diyâr eder!
Bunca sene beslerken, umudun, toprağını
Ölüme hasret niye? Neden bu kasvet, matem?
Hazan yol kesti diye, dur, dökme yaprağını!
Kökten dala uzanan yağmur etmesin sitem.
Her musîbet nimettir, kıymetini bilene!
Rabb’bi çile verir de, kulun sabrını sınar.
Aldırma, "dostum" deyip, ardın sıra gülene
Hergün karlar yağsa da, başını eğmez çınar!
Değil mi ki bu handa, üç günlük misafiriz
Unutsak da ölümü, can teni birgün boşar.
Gâyeden uzak kalsak, kim bilir ne fakiriz
insanoğlu direnip, hayal kurdukça yaşar!
Kayıt Tarihi : 22.01.2015 09:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!