Sınıf Öğretmeni
Derin Yalnızlık'da Yazar
Ankara|K.Maraş
Eksik bir cümleyim hala içimde
De'ler gibi yapayalnız ve anlamsızım
Bir özneye tutunamamaktan yorgunum bu günlerde
Varsa ile yoksa arasında duruyorum sanki.
Anlamını yitirdiğim yerde yaşamın,
Soruyorum!
Bir adamı sevdi kadın
Bir daha kimseyi sevmemeye yeminli
Onu, o yaptığı anlar
Onda kendini bulduğu her satır için
Tüm nedenleri, bütün olmazları silip
Sadece onu yazmalıydı artık şiirleri
Sevda yüklü bulutlarda ıslanmalıydık seninle,
Acıyı, derdi, hasreti sırtlayıp yürümeliydik.
Yolumuz bir, yönümüz 'biz'e varmalıydı...
Sürgün şehirlerden selamlarken yalnızlığımızı,
Sana, bana iyi gelen dualar olmalıydık.
Hayat denen şu bahtsız savaşta,
Benden başka kaç ben daha var içimde,
Sahi kaç tane?
Biri hayata delice tutkun
Diğeri intihara meyilli
Zaman mı değişiyor,
Zamanla mı değişiyor her şey soruyorum
Kusurluyum,
eksile eksile bitemeyişimden.
Yorgun lafızların yarımlığında,
kelimeye sığamayışımdan…
Konuştukça anlamsızlaşan, yazıldıkça azalan sözler saklıyorum
Taşırıyorum şiirleri, dökülüyorum harf harf içime
Yorgunluğun ayak izinde, anlamsız ve değersiz bir bekleyişim
Sessiz sedasız gidişlerin, arda kalan sitemiyim
Kalabalığım biraz, yalnızlıklar kadar...
Eksik cümleyim, yarım bir şarkı, tamamlanmamış o şiirim ben.
Öyle kolay yetişmedi bir ben,
Ve kolayca gelip geçmedim bu hayattan
Çok acılar çektim, türlü ayrılıkları yalnızlıkları da devirdim
Beni ben yapan şeyler uğruna çok savaştım
Geceyi gündüze kattım, saymadım kaç gece uykusuz kaldım
Sabaha erdim, aklım başıma ermeden önce
Günaydınların, geceleri sakladığı zamanlardan geliyorum çocuk!
Yağmur buğusunda siliyorum hatırı kalmayan defterleri,
Sabah ayazında üşüyen ellerimi, en ah'lı dertlerimi...
Yıldızların sarısında ısıtıyorum yalnızlığımın demini çocuk!
Elimdeki kır papatyalarını, ninni sesli dalgalara veriyorum çocuk.
Eylüldü işte…
Bu ayda hüzün kokardı buralar.
En sevdiğim şarkıyı söylerdi rüzgâr.
Eylüldü işte…
Ve böyle günlerde,
En çok da sen vururdun aklımın kıyısına.
Seni yazmak vardı şimdi.
Alabildiğine, ucuz bucaksız gökyüzü gibi,
‘Günaydın’ların beklediği geceler değildi belki
Neydi yüklemi devrik cümlelerimin derdi,
Bir ağustos sabahın da beklemekti sevmeni.
Görmek vardı şimdi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!