“Örneğin geçen yıl Cumhurbaşkanlığı krizi ve 27 Nisan sürecini yaşadık. AKP’nin yüzde 47’ye yakın oy alması geçici bir rahatlama getirdi, ancak PKK’nın saldırılarıyla gündemimiz değişti. Ardından kara harekâtının sekiz gün sürmesi yeni gerginlikler yarattı. Sonra türban krizimiz oldu. Bunun peşinden AKP’ye kapatma davası açıldı ve bir hafta geçmeden Ergenekon soruşturması kuvvetli bir şekilde gelişerek dengeleri iyice altüst etti.”
“Çünkü acil çözüm bekleyen tek sorun AKP’nin ve Ergenekon soruşturmalarının gelecekleri değil. Türban ve en önemlisi de Kürt sorunu masanın ortasında duruyor.
Ve masa tüm bunların ağırlıklarıyla yıkılmak üzere...”
Vatan gazetesinden Ruşen Çakır yazmış,26 Mart Çarşamba günü. Okuyunca birden aklıma geldi, “masa da masaymış ha...”Edip Cansever’in şiiri.
“Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
İşte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu
Masa da masaymış ha...
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu”
Adam koyuyordu ha bire… Masa bu! Kaldırır mı kaldırmaz mı? Ülkem, güzel ülkem… Kral çıplaktı. Herkes farkındaydı artık. Kitabımın çıktığı günlerdi, kaosun başladığı günler. Bir an düşündüm, Latin Amerikanın bir köyünde yaşasam diye düşündüm, kimse kıyafetinden dolayı suçlanmayacaktı, “burası kamusal alan, giremezsin” diyemeyecekti kimse. Böyle bir problemi olan bir diyar var mıydı başka gezegenlerde. Kimse kimliğinden dolayı aşağılanmayacaktı. Olmayanı oldurmayacak,367 yaşanmayacaktı. Seçimler zamanında olacak, Cumhurbaşkanı zaten seçilmiş olacaktı. Üstüne üstlük bir sivil anayasamız bile olacaktı.
Ve belki de Cumhuriyet gazetesi bombalanmayacak, Yargıtay kan gölüne dönmeyecekti… Malatya’da insanlar doğranmayacaktı. Ve bütün bunların üstüne “kanadı kırık güvercin” belki de yaşıyor olacaktı…
35 yıl önce petrolün varili 15 $ dan 25 $ a çıkınca dünyada kara pazartesiler yaşanırdı. Ülkemde petrol yok satardı. Şimdi 110 $ ı geçti. Tüm dünya ekonomik krizde,ülkemde ise etkilenme yok. Ama nasıl ekonomi ise, Ak Parti hakkındaki kapatma davası açılınca etkileniyor.
Kitabım çıktığı günlerdi… İstanbul’daydım, Agos gazetesinde. Hrant Dink’in odasında. Karşımda oturan kadın tedirgindi. Nedenini sorunca, Nokta dergisinin bu dakikalarda basıldığı haberinin geldiğini söyledi. Nedir istedikleri diye sorunca; İttihat ve Terakki ilk kez kaybetme noktasına geldi, tek dertleri cumhurbaşkanı seçimini yaptırmamak, dedi. Yaklaşık bir hafta sonrasında dediği gerçekleşmiş,27 Nisan gecesi yaşanmıştı. Ardından Anayasa Mahkemesi ve 367! Cumhurbaşkanı seçilememişti. Peki noldu? Cumhurbaşkanı seçildi.
Şimdi bir yıl geçti o günlerden bugüne… Bu ülke benim mi? İlk Körfez Harbinden sonra İzmir’de Amerikalı zenci bir subayla tanıştık. Dahran’da iken Müslüman olmuş. Türkiye Müslüman bir ülke diye, özellikle tayinini istemiş. Birlikte olduğumuz arkadaşlardan birisi adama öyle bir soru sormuştu ki, hepimiz şaşırdık… Hani bu soru da sorulur mu diye…”Kâfir ordusunda görev yapmak, seni rahatsız etmiyor mu? ”Adam samimiyetle cevapladı; ”Amerika benim ülkem; malımı, canımı, özgürlüğümü ailemi koruyor ve bana hayat hakkı tanıyor, ben Müslüman olarak yaşayabiliyorum”deyince, bir insanın ülkesini sevmesi böyle olsa gerek dedim.
Benim ülkem, kendini Türkiyeli hisseden her kimliğe, inanışa ne zaman hayat hakkı tanıyacak? Ve herkes demokratik haklarını özgürce ne zaman yaşayabilecekti?
Masada çok şey vardı? Neredeyse yüzyılın birikimi. Geriye dönüp bir düşünün! Zindanlarda geçen hayatları. Yediğimiz her türlü “darbe”leri. Darağacında asılan Adnan Menderes’i ve arkadaşlarını… Deniz Gezmiş’i ve arkadaşlarını… Ve zemin hazırlayıcıların katlettikleri Uğur Mumcu ve diğerlerini.
Bütün bunlara rağmen masa hala ayakta. Her bir ayağı ayrı bir kumpasta. Ama “adam yaşama sevinci içinde”koydu masaya tüm bunları. Koydu yüzde kırk yediyi. Koydu Avrupa Birliğini. Koydu Sivil bir Anayasayı. Koydu başörtüsünü, tüm özgürlükleri… Ve koydu insan olmayı ve tüm bunlara rağmen “insan” kalabilmeyi. Üstelik “yaşama sevinci” içinde.
İçimde yine de umut çok yüksek. Çünkü oldubittiye getirip, sesleri artık bastıramıyorlar. Gerçekleri gizleyemiyorlar. Karşılarında izlenmeyen bir televizyon, okunmayan bir gazete yok! İzlenen televizyonlar, onlardan fazla okunan ve satılan gazeteler var. Artık kendi içlerinde bile “kral çıplak” diyebilen cesur kalemler, Hasan Cemal’ler var. Ülkemin aydınları, gazeteleri, televizyonları ve halkım demokrasi diyor.
Masa sallanmalı! Bütün bu yükleri “yaşama sevinci içinde” kaldırmalı. Bu günler yaşanmalı…
“Masa da masaymış ha! ”
Mehmet Demirkapı
İzmir.27.03.2008
www.sevdaninsiiri.com
www.antoloji.com/mehmet_demirkapi
Kayıt Tarihi : 7.4.2008 15:45:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Yolda giderken arabayla,Vatan gazetesinden Ruşen Çakır'ın yazısını okudu,sabah haberlerini sunan spiker radyo 7 de.O anda aklıma geldi şiir... ve ardından yazı... Türkiyem her şeye rağmen,tüm güzelliklere layıksın...

Dr.Vadettin Aktaş
TÜM YORUMLAR (1)