Karanlık çökünce şehir dar gelir,
Hasretin ömrüme çöken bir eldir.
Sustuğum ne varsa şimdi eceldir,
Gömülen nefreti söküp de geldim.
Sükûtun bağrında feryat gizlidir,
Gönül yarasını dikip de geldim.
Ruhum buzdan heykel, betondan beter
Sokak lambaları can çekişirler.
Yeminler, tövbeler hepsi bir keder,
Kader limanını yaktım da geldim
Küllerim savrulur ıssız yollarda,
Dipsiz boşluklara çöküp de geldim.
Adalet dediğin paslı bir bıçak,
Gözümde tütmüyor artık bir ocak.
Hangi kahpe pusun beni vuracak?
Ölümün nabzını tutup da geldim.
Korkuyu öldürüp gömdüm derine,
Dünyayı ardımda yıkıp da geldim.
Vurulsun pranga sussun bu diller,
Kopsun kükrediğim o kara yeller.
Sizden gelen hayır benden uzak yer,
Ben cehennemimi yakıp da geldim!
Artık ne kış korkutur ne de ayaz,
Güneşi kökünden söküp de geldim.
Kayıt Tarihi : 8.1.2026 02:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!