Aksamın seherlerinde
Sabahım meltemlerinde
Hayallerin sürüklemelerinde
Rüyaların özlemlerin söndürüşünde
Yani kısaca sen
Hasretinin bıraktığın olmayacak kavuşmalarında
Benim Eski Aşklarım
Benim Eski Aşklarım Hayallerimi Çaldılar
Rüyalarımda Açan Manolyaları küstürdüler soldurdular
Gözyaşımla ıslattığım Hasretlerimi Yarınlarda Yeşertmediler
Benden Eski Aşklarım Sensizliği Yaktılar
Muharrem ayının onuncu günü, Aşure günü.
Kazanlar kaynadı eldekiler atıldı şükür için oruçlar tutuldu
Gökler ve yerler nizam halinde bir durdu
Kalplerden dillerden zinkafı kaldırdı herkes secdeye durdu
Evlilik
Bir adamın umuda seslenişi
Feryatların hak’a varışı
Düğümlenen sözlerin bağdan kopuşu
Sarılışın beraberliğin tam oluşun
Baba evini karalara bulanmış
tahta kapının önünde helalleşin
yüreğe diken batar gibi battı ayrılığa
elimde kaldı gün sayırak yapılan ceyizler
hhepimiz çocuk ken sokaklar oynardık
bazen dövüşür barışırdık
büyüklüğe dair hayaller kurardık
ama mutluluğumuzu üzerimizden atmazdık
biz daha çocukken
Sevda asmanın koruğunda kurudum
Düşlerimin kâbusunda sensizliğei yoruldum
Sensizliğin özlem efkârında kayboldum
Yüreğime sağlanmış sensizliğin karanlığında boğuldu hayallerim
İnsaf et rahat bırak yaşayamadığım yarınlarımı canan
Biz iki arkadaştık
Yoktu birbirimizden gizlimiz saklımız
Bezen çöp bidonunda karakolda
Bazende sokak lambasının altında sabahlardık
Cebimizdeki son parayla biez yem bir cigara alırdık
Bindim bir kağnıya
Hendekten atlaya atlaya
Tekerlekler kırıla kırıla
Bazen toprağa saplana saplana
Bazen de taşa vura vura
Koyuldum uzun ince bir yola
Adın tatlı elleri yakıcısın
Uğruna yapılanlara seyircisin
Ana ile evladı karı kocayı birbirine düşürürsün
Işıltılarla göz boyarsın
Yokluğunla etrafa saldırsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!