Sessizlik yine çöktü geceye
Nihavend var yüreğimde
Davetkâr notalar dans ediyor
Yolculuk var geçmişe.
GÜNEŞ DOĞARKEN
Hayatın tümünde acılar var...
Ne kadar az karşılaşırsan orayı mutluluk dolduruyor.
HÜZZAMIN İÇİNDE, MEMLEKETTEYİM
Son zamanlarda birileri dedi ki, sen ne anlarsın;
Amasya'nın son hâlinden?
Belki haklılar...
Ben anlamam cemaatlerin, tarikatların hükümdarlığından.
Aç kapıyı cennet
Ben geldim.
Ayakkabılarım da elimde.
Artık sonsuza kadar birlikteyiz.
İstop, sek sek oynar mıyız?
Ne de olsa sekiz yaşındayım.
Barış hayâl ettim, olmadı.
"Savaşsız dünya" diye haykırdım, sonuç hüsran!
Sömürüsüz bir dünya düşledim, kavga verdim...
Cezam kesildi, mahpus damlarında yattım.
Eskiler “Ağustos’un yarısı yaz yarısı kış” derler…
Ne kadar da doğru, bunaltıcı sıcaklar gitti,
yerini tatlı bir serinlik aldı.
En azından İstanbul için.
Öyleyse gezme vakti, bir an önce yollara düşmeli…
Bekle beni sevdanın şehri, geliyorum!
Şiir küstü mü?
Yoksa biz mi ilgilenmiyoruz?
Hâlbuki şiirsiz edebiyat olmaz...
Daha doğrusu şiirsiz hayat yaşanmaz.
Geçenlerde şair bir dostumla karşılaştım...
Çağımız şiiri de tüketti.
Oysa ne şairler tanımıştık, hepsi birer ekol.
Nazım’ın evrenselliği tartışılır mı?
Vatan şairimizi insanlık âlemi tanıyor.
Cemal Süreya, böylesi bir daha dünyaya gelir mi?
Hele Orhan Veli, her bir şiiri lezzetin dorukları.
12 Eylül yılları, baskılar tüm hışmıyla sürüyor.
Kaçaklık dönemim, bol bol kitap okuyorum.
Daha internet icat olmamış, küçük bir defterim var.
Kayda değer satırları not alıyorum.
Dün bir göz attım, aman tanrım, neler yazmamışım ki...
Son sayfadan başlayayım...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!