DAVET
Amasya karlar altında
İmaret'in bahçesi ise bir başka.
Serçeler konmuş yaşlı çınarların kuru dallarına
Gövde de kocaman bir oyuk
Sessizlik yine çöktü geceye
Nihavend var yüreğimde
Davetkâr notalar dans ediyor
Yolculuk var geçmişe.
Anılar…
İnsan yaşadıkça peşini bırakmayan
sessiz yol arkadaşları.
Bazen bir akşamüstü gelirler,
hiç çağırmadan kapıyı çalarlar.
Bir kokuyla, bir sokak adıyla,
GÜNEŞ DOĞARKEN
Hayatın tümünde acılar var...
Ne kadar az karşılaşırsan orayı mutluluk dolduruyor.
HÜZZAMIN İÇİNDE, MEMLEKETTEYİM
Son zamanlarda birileri dedi ki, sen ne anlarsın;
Amasya'nın son hâlinden?
Belki haklılar...
Ben anlamam cemaatlerin, tarikatların hükümdarlığından.
Güneşin battığı yerdeyim,
akşamın dudağında bir sızı.
Udum elimde,
Yanımda kadehim sessizce bekler.
Bugün istasyon tarafındayım,
zaman paslı bir düdük gibi
içimden geçiyor.
Adımlarım yavaş,
Aç kapıyı cennet
Ben geldim.
Ayakkabılarım da elimde.
Artık sonsuza kadar birlikteyiz.
İstop, sek sek oynar mıyız?
Ne de olsa sekiz yaşındayım.
Barış hayâl ettim, olmadı.
"Savaşsız dünya" diye haykırdım, sonuç hüsran!
Sömürüsüz bir dünya düşledim, kavga verdim...
Cezam kesildi, mahpus damlarında yattım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!