Tutsaktı gülüşün, yanağıma düşende buz
Dokunamadım ya
Secde edişim ondan
Tüm gülüşler yavan, yaradır şimdi bana
Ah Lia!
Yorgun sabahlar devşiriyorum
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




'LİA' ne demektir bilmememe rağmen; mademki onun üzerine yazılmış, her halde isim yerine kullanılmıştır diye düşünürüm.Ancak 'Lia' ne olursa olsun; adına yazılan şiir çok güzel, serbest şiirlere örnek niteliğinde.Tebrik ediyorum.Sevgiyle.Enver Özçağlayan
bu şiirde tasavvufun T si bile yok açıkçası..
Lia kelime anlamı olarak eli açık olarak görünüyor hazreti google da..
erkek adından daha çok kadın adı çağrıştırıyor ..
Dicle ve Çoruh'un cinsel bir simge olarak kullanıldığını düşünüyorum..
çoruhdan kop diyor şaire hanım...
zaman Dicle diyor..
şiirde bir kadının kadınla konuşmasının arka planında şairenin kendiyle iç konuşması var bana göre..
sahrada su arayan kadının feryadı...
çölde Leyla oldum hiç olmazsa ele güne heceleri bozuk lira yapar dağıtırım demiş..
bu şiir bana biraz da şu şarkıyı anımsattı;
kederden mi neden bilmem
sararmış reng-i ruhsarın..
'susma ömrüm
ömrüm şahika ,ıssızlığında'
final şairenin şiirde kendiyle konuştuğunun bir kanıtı bence..
evet şiirin başlığı Leylâ
Başlık Lia değil de Leylâ mı olsaydı acaba dedim tekrar okuyunca..
Başlık Leylâ olsa metinle daha bir ilintili olurmuş sanki..
Şiirinizi çok beğendim, yüreğinize sağlık.
efendim neymiş.. şiirin.. bu güzide.. şirin çocuğunun gözleri şaşı gibi duruyor.. babaya hiç benzemiyormuş..
kulağı az çarpıkmış.. hafif topallıyormuş..
bu şiir imha edilmeli yerine yenisi yapılmalı imiş..
haklılar belkide..
ancak halkın tüketim alışkanlıkları göz önüne alındığında..
belki de kültürel bir baş yapıt olan amadeyus motzartın çaykovski baht bethovın felan fıstıkın müziğini dinlemedikleri gibi..
milli şairlerinin safahatı okumadığıda bir hakikattır..
halbuğsem angaralı Namığın o billur sesinden.. amanin garpuz keeesdim gııırmııızı.. amanin bu gelen kimin gııızı.. dizelerine yatkın bünye sesli olarak meylettiği dizelerin benzerinin de.. yazılmasının ve kendi çocuklarının okumasından haz alacağı gerçeğidir ki..
sorun burda.. aristokrat kesimin burun kıvırımı.. avam kesimin ise seçkin elit şiiri algılayamama sorunu olarak nüksederken..
günümüz şairi ne yapmak yolunu tercih edecektir???
elbette kendi iç sesini dinleyip.. yüreğindeki harları vücut kıvrımlarındaki sancıları özünde ki acıları.. dışa vuracaktır..
dışa vurumculuğun zirve yaptığı bu dönemde.. çevre faktörü görmezden gelinecek.. aydınıa münevvere yarıdeli gözü ile bakılan bi toplumda.. melankolik paranoyak şizofren duyumsamalar imgelemler izdüşümler masaya yatırılıcak..biraz egoistce bir tavır olsada ancak kendi sorunlarını yansıtan şair
bir Sarıkamışına bir Seyit onbaşısına bir zindanda çürütülen nazımına bir bir geçmişinin mamağına şiir üretemeyecektir hepsi bu..
ama eğer olay bu ise zaten kendi intiharını yapıyor dışa bir şey vermiyorsa.. kaybolup gidecek pasif bir çalışma.. tıpkı iki tane cileti olan permatik gibi bi sefer alıyorsun merak edip .. sakal iki bıçak arası sıkışıp hoşuna gitmeyince.. böyle usturamı olur yahu esnaf ahlakı yokmu diyor.. paşa paşa tek bıçaklıya yöneliyorsun..
biliyorum konu ile alakası yok ama biraz da ben tıraş yapayım dedim..
Meblayı....değil MEBLAĞI...
Siddi sene....değil SİTTİNSENE...
Beray-ı malûmat...
Belay-ı malûmat değil...
Maşallah hepimiz edebiyatçıyız(!)...Lâkin kimimiz ADI , GÖRÜNTÜSÜ ,gibi yazısını da GÜYA şaka mahiyetinde değiştirerek bilirbilmez davranıyor çeşitli kelime hatâsı yapmayı marifet sayıyor...Meselâ: herkes diyecekken herKez diyor...Ondan sonra da beyninin ifrazatını ortaya döküyor...Tekrar ediyorum : burada herşeyden önce kelimeleri imlâ kurallarına göre yazmaya GAYRET ETMELİYİZ...Sen öyle mi yapıyorsun diyenlere; ÖYLE YAPMAYA ÇABA SARFEDİYORUM derim...Edebiyat sayfasını EDEBİ-AT sayfası hâline getirmemek lâzım diye düşünüyorum...
Yanılmış olabilirim şerhini düşerek söylemek isterim, şiir bana bir kimsenin yaşayamadığı bir şeyi bir gün gelip mutlaka yaşarım düşüncesini, kuvvetli umudunu ve sabr etmekten yorulmuşluğunu anlatıyor gibi geldi.Şairin yer yer dozunu kendisinin ayarladığı yer yer elinden kaçırdığı çok tatlı ve samimi bir coşkunluk var şiirde.İmgeler kulakları okşayan sıcak söz yumaklarına benziyor.
Malum şiir gelmiş geçmiş gelecek bütün insanatın hayallerini ve dimağını avuçlayacak genişlikte bir alan.O nedenle her şiir kişinin bakış açısına ve durduğu yere göre eleştirilebilir.Hakeza bu şiirde öyle.Ben kendi vechemden kayda değer bir eleştiri unsuru görmedim.Ölçüyü taşırmayarak eleştirenlere de saygı duyarım.
Şiir eleştireceğim diye zeka gösterisi yaparak, ıkınıp sıkınanlar kabızlık çekenler şifayı burada değil eczanelerde arasınlar diye düşünüyorum bilmiyorum yanılıyor muyum?
Güne gelmeyi haketmiş şiirin sahibi şaire saygılarımla
aferin hüseyin kardeş.. sevdim seni her ne kadar bana geçirsen de:)
yazmaya çalıştıklarının çoğunda haklısın.. yazmaya çalışmışsın dememin sebebi intikam arzum değil...biraz daha yalın ve doğru kelimelerle yazmalısın....
yalnız düzeltme yapmazsam çatlarım:)
caddedeki buza tuz serpmek ya da bot tabanını tırtıklamak teorik zekanın ürünüdür
pratik zeka, teorik bilginin pratikte uygulaması değildir soruna kısa zamanda çözüm bulmaktır
bahsi geçen konular uzun süreçte çözüme kavuşturulmuştur
yaratıcı zeka pabucu tırtıklamak değil tabanına akvaryum yerleştirip balık beslemektir...
ama olsun yazında zeka kırıntıları var, iyisin .. yani bana geçirebilirsin izinlisin:)
haa bide ben şiir yazmıya çalışıp şairliğe öykünmeden evvel bi kafa patlatmış.. güzel şiirin nasıl yazılacağı hususu.. kısıtlı zekamla fikir yürütmüştüm.. elbette teknik olarak hüsnü talisi cinası bilgi yükü ile daha iyi ürün verilir aruzu soneti irdelenmeli ancak hiç eğitim almamış bir aşık Veysel çok güzel halk edebiyatı ortaya koyabiliyorsa.. teoride de akademisyen abi ablalarımızın hüsnü mutlaka yakın irad salabileceği gerçeği barizdir.. onlarda bu iş için önerilerini iletirlerse bilgi porogramımın üst seviyesi ile donanımlı olacağıma inanıyorum.. gelelim naciz önerime....
.............
öncelikle dil.. kara üzüm pekmezine batırılmalı.. halis manda sütünden taze kremanın gezdirilmiş oluyor olmuş olduğu beyaz kağıt üzerinde..
en üst paragrafa. parmak kalınlığında harfler ile görünecek biçem..
''HER ŞİİR MANZUM YAZI
AMA HER MANZUM YAZI ŞİİR DEĞİLDİR''
yazılmalı.. yazarken bunalıp az nefes alayım dediğimizde o yazı ile göz göze gelmeliyiz...
bir kimse şairliğe öykündüğünde.. çıraklık evresi için otuz fırın..
kalfalık evresi için on fırın ekmeği ayırmalı..
artık hazırdaki tükenmiş.. kaleminin hakkı ile kazanıp alabiliyorsa.. usta şair olmuş demektir..
o vakte dek..
önceden konusu...
suje
eşel
tretman..
gibi ana başlıklar altı yayılan.. şiir dokusu.. tema.. ana fikri ile ön pilana çıkarılmalı.. şiir boş söz cenderesinden
kurtarılınıla..bilinile..bilirlenmelidir..
diyelim ki.. konu müşterinin yemeği beğenmemesi ile ortaya çıktı..
ahçıbaşının kafa ağrıtmayacak küçük bir tasviri ile beraber..
- boy bir elli kilo doksan..
..usulca.. yaklaşıp arkadan..
..soksam o ahçıyı.. mutfağa..
hakmıdır ben aç iken o toksa
niye noksan ulan bu fasulyanın salçası niye noksan..
türünde bir girizgaha paralel..
demokrasi gereği ahçıya söz hakkı verilmeli
-gençliğimde idim hep güçlü dermanlı
namıma derlerdi deli ormanlı
bir tek kabahat hata bendemi lan
şimdinin domates bile hormonlu.. gibi gelişme segmesi.. ile konu kirişlenmeli kolonlanmalı.. bu iskelet içre beden örtüsü için.. her tür süsleme yapılır iken..
şair öncelikle kendi kişiliğini karekterini gözden geçirmeli.. uygarlık ile kültür arası fark ayrımına varabilecek kapasitesi olup olmadığı idraki şuuruna erişmeli nail olmalı..
uygarlığın çok dil bilip konuşma..
kültürün ise o dili kesmeden saygı ile dinleme..
uygarlığın çocukları için gelecek hazırlayıp para biriktirim.. kültürün ise çoçuklarını o para ile eğitim olduğu bilincesine varmalı..
uygarlığın çok çeşit fikir inanca ile gelişmesi beraberinde kültüründe tüm bu karşı fikr ve inana kendi fikr inanı denli saygı duyum olduğu şuuruna vakıf olmalı..
bunlara ilaveten.. feylezofiya .. esame.. kimya fizik matematik ile dolu bünyesini.. azda kendi ana dili ile harmanlayıp.. şeyh galipden sadiden hayyamdan nasibini almalı.. bostana gülistana mesnevilere göz ucu ile olsada şöyle bir bakınmalı.. dırlar.. dır..
tüm bunlardan başka edebi bilgilerin temelini teşkil eder.. nazım usulleri ezberlenmeli.. redif uyak kafiye vezin.. serbes hece aruz nedir ne değildir irdelenmeli.. mistik bir ortam yaratıp ilham perisi teşrifi içün oda hafif karartılmalı perdelenmelidir..lerdir..
en sona.. bütün bu aşamalardan geçmiş geçirilmiş bünye.. eline oturup adam gibi bir kompozisyon kitabı almalı..
türk dilinin ses yapısı incelenmeli..
j gibi dayatma ses müstesna.. 20 adet konsonun.. hangisi çınlarca hangisi süreli süresiz etki bırakır.. 8 ünlünün kaçı düz yuvarlak kaçı ince kalın ... inceden kalına geçişte hangi vuayel ilen köprü atabilirim bu etüd edilmeli..
sonuca varım için alın teri dökmeli dökülmeli dökülünmelidir..
yoksa herkes resim yapar.. resmi karikatürden kurtarış için gerekir perspektif bilgisi anatomi bilgisi ne ise şiirde de edebiyatın edeb ilkesi içre..
ağır sözün bile şirinleştirilebilinebilirliliğidir ki..
.. biz arzı hamam eder iken ikinci dizede de rahatlasın cismanın demeyi ihmal etmemeliyiz..
ve gibi bunun.. yer yer döğülmüş ceviz ekelemeli.. ağızda kekremsi tat bırakmıyacak denli tarçınlanan yazının.. şiir olabilmesi için.. gerekirse yaşlı adam heykelinde 32 dişten bir kaçını eleştiri üzre kırmakta tereddüt etmemiş usta misali... gerekirse güzel bir kaç dize için sekiz on kıta feda edilmeli.. bence zannımca fikrimce.. sanursam..
gibi gibi sanki.. şairler şiirlerini kendileri için değil toplum halk için yazarlar.. onların anlıyacağı tarz..sınaatlı söz söylemelidirlerdirler .. ve hatta ancak ve ancak..ilk denemeler için türlü müsvedde çöpe atılacağı sebebü.. ay kıyamam ben bu mürekkebe ziyan olmasın doktrini aşılar.. pahalı malzemeden kaçınılınmalı.. ozon suya ıslanmış karbon kağıttan salınan su veya benzinle inceltilmiş soba kurumundan yarar sağlanmalı.. gazetelerin beyaz yeri makasla kırpılım.. sonrası.. boşlukları değerlendirilmeli..dirlerdir..
etkileşişim altına girilmesi doğaldır.. insan sandalyeye otururkende birini örnek alıp.. dizleri kırdığında.. pantolonunun diz kapağı kısmının patlıyacağı hissi ile yukarı doğru iki taraftan paçaları çekiştirir bu onun mukallit olduğu anlamı taşımamakla birlik beraberlik içre.. ve ve hanidir.. kendi ekolü kendi stil tarzını ortaya koyabilişi matah olur bence.. fikrimce sanurun..
Bu şiir ile ilgili 57 tane yorum bulunmakta