annem çeyizini açtı.
sanki göğsünü açtı da tozu kalktı etrafın.
içerisinden çıkarttığı portakal pijamalar üstüme tam iki beden büyük
zaten pek çok şey bana iki beden büyük.
yundum tarandım bitlerimden dahi arındım
güneş gören yerlerimi örttüm
sonra bir cıgara yaktım
dertlerim çoğalsın da yağmurla bir sönsün diye.
dönüşünü beklerken bile sırtlan yalnızlığında
sırtlan yalınızlığı dediysem güzelim
bakma bana iki çiğdemi belertip
bulunduğum bütün hayatlardan silinme arzusuyla izmariti ayağımla söndürdüm
izmaritler üstüne elma soydum
(havva’dan çalmıştım oysa onu sana)
şeytan peşimizde sakın ıslık çalma
başın okşansın diye berbere gittiğini biliyorum
fazla cüretkar kaçtıysa üzgünüm
saç kesimin amma fiyakalı
savaş çıksa seni cepheye almazlar
barut kokusu parfümüne siner
gel, koynumdaki acıları besle
eğ, bük ve yaslan ağaca
bak, ne çok virgül girdi araya
ne çok şeyler sokuldu aramıza
belkemiğinde kayma olanlar, duruşu bozuklar
dikkat eksikliği deniliyor şimdilerde gençler arasında
ellerim artık çok çirkin.
zemheri soğuklarda çatladı dudaklarım
kaçmaktan ve bulunmaktan yorulan bedenim
artık toprak çekiyor yağmur sonraları
memur maaşlarına zam, ikramiye ve harçlık
yetmiyor, yetmiyor bizi doyurmaya.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!