Hâlende pervâne can, mah-cemâline düşkün
Alevinde kavuran dîdar-ı nârdın Leylâ’m
Suskun iken dilimi çözdü ölümsüz aşkın
Sen ki ezelden beri, ben için vardın Leylâ’m
Bir hiç idim cihanda, içim dışım kupkuru
Benliğimi yeşerten cezbeli sırdın Leylâ’m
tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla



