Aylardan muharrem, gün aşure,
Kaynıyor yine kazan, tencere.
Fındık, fıstık, ceviz, badem,
Olsa da gönlüm, leyl-i matem.
Yerler, gökler bugün yaratıldı.
Müjde müminlere, Kızıldeniz yarıldı.
Affedilse de bugün Adem
Yine de gönlüm, leyl-i matem.
İbrahim, Musa, Yunus kurtuldu.
Ebrehe, ordusuyla yerle bir oldu.
Bunların hepsini de bilsem.
Benim gönlüm, leyl-i matem.
Selam düstur, oruçlu ağızlar.
Adı anılınca yüreğim sızlar.
Günlerce susuz kaldın madem.
Ozaman gönlüm, leyl-i matem.
Hüseyinim şehit, yükseldi göklere.
Acı bir feryat, Zeynep annemde,
Haykırıyor: Neredesin ey dedem?
Duyunca gönlüm, leyl-i matem.
Yas tutmak haramdır müminlere,
Sevgi, dostluk ekeriz gönüllere.
Lakin, olunca aylardan muharrem,
Yine gönlüm, leyl-i matem.
Ta’yi zaman olsa da gitsem.
Ellerimde kılıç, cenk eylesem.
Kerbela’da ben de şehit düşsem,
Olmazdı gönlüm, leyl-i matem.
Şiirler, türküler, sözler, ağıtlar
Acıyı anlatmaya yetmez kağıtlar
On dört asır geçse de… Her dem,
Şairin gönlü, leyl-i matem
Kayıt Tarihi : 29.01.2023 01:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!