Levh-i Sırra Yazılan
Evren yaratılmadan kader yazıldı,
Kalemin ucu değdi o Levh-i Sırra.
Bir damla idim ben, deryaya vardım;
Kalemin ucu değdi o Levh-i Sırra.
Yollar pek uzundu, menzil görünmez;
Hangi adımı atsam perde bilinmez.
Ben sandım ki yolda izler silinmez;
Hak yürüttü beni yine o Levh_i sırra.
Geceler diz çöktü sessizce zikre,
Yıldızlar sır gibi asıldı göğe.
Ben kendimi arar iken gizlice,
O’nun nuru düştü o Levh-i Sırra.
Kalem sustu sandım, meğer söz O’nda;
Her harf bir nefesmiş gizli meydanda.
Yokluk kapısında eğildim o anda,
Adım silinince açıldım o Levh_i sırra.
Bir gölgeydim evvel, nûr ile erdim;
“Hû” nefesi ile gönülde derdim.
Ben kalbimi yalnız kendime sandım;
Meğer aşk yazılmış o Levh-i Sırra.
Bir damla düştüm rahmet denize,
Benliğim çözülür her bir nefese.
Sorular dağıldı derin bir sese;
Cevap ezelinden düşmüş o Levh_i sırra.
Ne ben kaldım artık ne başka nişan;
Perdede bir tek O görünür her an.
Kalem de, yazı da, okuyan insan;
Hep O’ndan yazılmış o Levh-i Sırra.
Yusuf şeker
Kayıt Tarihi : 12.3.2026 21:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!