Hopa da doğdu. Hopa ve antalyada eğitim gördü
Allahım ne bu ızdırap bu ne acı
Para etmez ne Türkü ne de şarkı
Yere dayanmış acı içinde sırtı.
Nasıl bir illet ki ne dini var ne imanı.
Ne canın dayanır ne Canan’ın canı.
Özledim seni, güzel sesini her gün her gece.
Boğazımı tıkıyor kısa isminde ki hece.
Anıların, acıtıyor adını söyleyince.
İçim kanıyor duvardaki resmini görünce.
Oğlun bakmıyor, beraber güldüğünüz resmine,
Cami Yanında iki kişi mezar kazıyor.
Eğilmiş anası da musalla ya bakıyor.
Evladının derdine de hep kendi yanıyor.
O yaşlı gözlerinde yaş bitmiş kan ağlıyor.
Acıları katlanmış hepsi boydan aşıyor.
Göremem, gülen yumuk gözlerini
Sürmem yüzüme, tel tel saçlarını
Bulamaz elim, ince kaşlarını
Duyamaz kulağım, haykırışını
Artık yok gülümsemen aman aman
Mart Kapıdan baktırmadı ama
Nisan ayı da eve soktu, okuttu sana yazı
Mayıs ayının günleri kötüledi bazı bazı
Haziran ayında hastalığın arttı, çektik nazı
Temmuz üçe başlamadan bitti hayatının yazı
Resmine bakar her gün ağlarım
Ne şarkı söyler ne türkü çalarım
Söyle artık kimle tavla atarım
Seni düşünür derdime dert katarım
Her gün sensiz, boş yatakta yatarım
Hey Yasemin ne yaptım ki ben sana
Neden alıştırdın kendini bana
Nefessiz bıraktın Tatlı dünyada
Can Yasemin nedir senden çektiğim
Gözü yaşlı iki çocuk bıraktın
Ne alın yazısıdır bu kara.
Ecel çok erken uğradı sana.
Arkandan kaldık biz baka baka.
Bitmez içimde özlemim, acım.
Önce sararıp soldurdu yara.
Kara toprak açtı bağrını
Aldı Yarimi, sardı naaşını
Ayırdılar toprağını taşını
Çaresiz verdi Yasem canını
Bulamadı çocuklar aşını,
Hiç bir şey gitmez mi yolunda
Kaç zamandır yoksun koynumda
Derman kalmadı ne elinde ne kolunda
Yoktur bu genç yaşta giden soyunda
Ey kömür gözlü bahtsız yarım. (Yarısı)
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!