gürültünün kalabalığın içinden
bulanık nehirler gibi akıyoruz
nalınlarımızda eski zaman
türküleri
kar boran altında kaldı
kırıldı dilimiz incindi yüreğimiz
geldik gidiyoruz bir tadımlık rüyaydı yalan ömrümüz
hep hoyrat rüzgârların ardından gelirdi fırtınalar
biz giderdik sesimiz kalırdı öksüz duvar diplerinde
saksıda mor karanfilim tuzlukta tuzum bardakta çayım
kıyıda köşede okuduğum yarım kalmış kitaplarım
zamanla unutulacak birkaç resmim
birkaç saniyelik videolarım kimin işine yarayacak
yamalı bohçaya benzer hayatımı
katlayıp toplayıp
giderim
geride kalan
lalettayin sarı akşamüstüleri günışığı
yazlarınız kışlarınız baharlarınız sizin olsun
kasımpatı çiçeklerini ve leylaklarımı verin bana
isterseniz gelip gittiğime bile
inanmayın
hatta
bir düş içinde lapa lapa yağan kardı
eridi aktı gitti deyin
nasılsa
sıranız geldiğinde siz de anlarsınız
dünya kaç karışlık umman-dı
1102202620:19
Kayıt Tarihi : 18.05.2026 21:53:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!