Cayin amansiz ateslerde kaynayip buhur buhar oldugu saatlerde
Bir tespih düsüyor aksamüstü sokaklarina ve eriyen karlar…
Ve eriyip kis günesine su serperek ikindilerden
Kendi kendine huzur vermeye günün yamacina durup dikilen duvarlar
Serdigi ayaz sofrasinin bagrindan uyanip sehrin kiremit damli tüten bacalarina
El salliyor nehir kiyisindaki ihtiyar sazliklar
Somruk seker tadina yakin
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta