Dalgaların köpüğünü soyunduğu Datça’nın dantelli büklerinden birinde
Ege de ılık bir haziran gecesinde
Sönmekle yanmak arasında yazı tura atan mum ışığı telaşındaki özlemleri ile
Anılarını seyretti
Bu gece bileti kesilmişti güney tepedeki aslan heykelinin yanında
Ay ışığı çarşaf gibi lacivert denizde parlıyordu
Yıldızlar mı…onlar da seyirciydi bu muhteşem geceye
Sahilden gelen gülüşmeler kahkahalar
Piyano sesleri ve sonunda alkışlar ıslıklar
Seyirci canlı piyanonun tutsağı heyecanlı
Değişik gramajlarla tuşlara dokunan parmaklar kalkarken havaya
Akılda dolaşmaya devam eden sihirli notalar
Ve beyazın tonlarında dağıldı etrafa ışıklar
Bu ahengin sorumlusu sevgi
İnsanların sevgisi aşk
Aşk sevginin en yücesi
Heybesinden çıkarttığı iki dilim kuru ekmek
Karıncaların akşam ziyafeti serçelerin sabah kahvaltısıydı
Tıklım tıklım yıldızlı gökyüzünde bir yıldız kaydı
Tekrar elini heybesine daldırdı
Sigarası ile ateşini buldu
Beyaz bulutlar üzerine küçük bir kız oturmuş şarkı söylüyordu
Sahildeki kapalı sahneden gelen piyano sesleriyle uyumlu
Dalga fısıltıları ile birlikte
Kendini on iki yaşında hissetti ihtiyar
Aslan heykelinin yelesine yanağını yasladı
Öylece yine anılara daldı
Bir ömür hediye edilmişti ona
Bu lacivert denizin hemen yanında gökyüzü ile
Kayalar ve taşlar arasında
Kainatın efendisi perde dediğinde
Hayat yorgunu gözler kim bilir daha neler neler görecekti
Oysa ruhu hala hercai bir serseri
Heybesinde bir paket sigara ve ateşi
Gözlerinde tebessüm
Dudaklarında hüzün vardı
Terinos sabaha kadar burada uyudu kaldı.
Kayıt Tarihi : 6.7.2007 18:54:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!