Kutsal
Kutsallık, kutsayana özgü algılarla oluşan kanaatle belirlenir. İzafidir.
“Küçük Prens / Saint- Exupéry” (Okumamışsanız mutlaka okuyun, tavsiye ederim) Orada küçük bir gezegende tek başına yaşayan bir kral vardı. Uyruk olmadan krallığının tadına varamayan bir kral. Bu durumda kral bile sayılmaz…
Bir ilahiyatçı bas bas bağırıyor “takva” diye. Mütevazı, gerçek takva sahibi olan nasibini insanlar arasında aramaz. Takva sahibi beklentisiz olur. Günümüzde bazı din adamları, şeyhler, cemaat liderleri insanlar arasında takva ile yükselme peşinde! Takvayı insanlar arasında makam olarak algılayan bir kesim de bazılarını kutsama peşinde. Bu da “Dini otorite”nin oluşmasına sebep oluyor. Otorite ise özgün din algısını sınırlıyor. Dini inancı standart hale getirmek istiyor. Bu da insanın nihayetsiz algı ve yeteneğini kısırlaştırıyor. Özgün olmayan ezber, dolma inanç ise taklidi oluyor, tahkiki değil.
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta



