ballı öpücük, biraz ıhlamur ve ateşin dudakları
ışıkları küçültüp bir otun solgun kıyısından sürüklendiğimiz günler
sonra titrek, çiğ nemli dokunuşlar
kendi rüzgarlı sabahımızın arkasından yürüyoruz
gıcırdayan ahşabın kavrayışından, güvelerimizin dirilişinden biliyoruz
oyuklarımız içinde suyu sudan ayıran sınırı
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Devamını Oku
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine



