Başkasının bağında kusur ararsın,
Kendi bahçendeki dikeni görmez.
Herkesin halini şerre yorarsın,
Lakin bir kez olsun kendini görmez.
Dilin kılıç olmuş gönül kanatır,
Her sözün içinde bin hile yatır.
Gözün hep dışarda uzağı tartır,
Yanı başındaki yangını görmez.
Defterin toz tutmuş açıp bakmazsın,
Eğriyi gerçeğin nuna yakmazsın.
Yokuşa sürersin düze çıkmazsın,
Ruhtaki o sinsi engeli görmez.
Madem seviyorsun hata bulmayı,
Öğren de gel önce insan olmayı.
Hüner mi sanırsın kuyu kazmayı?
Kazdığın derinlik engine ermez.
Mizanı kurmuşsun elin eline,
Düşürmüşsün halkı dünya diline.
Bakmazsın ömrünün solan gülüne,
Daldaki gazeli hazanı görmez.
Akıl verir durur kendin şaşarsın,
Dostun arkasından kuyu eşersin.
Kendi gölgen ile boşa koşarsın,
Gerçeği örten o yorganı görmez.
Arada bir yokla kendi sayfanı,
Ne ile doldurdun gönül heybeni?
Huzur mu bıraktın garip çevreni?
Bağrında sızlayan vicdanı görmez.
Mızrabın vurdukça telleri kırar,
Kibir deryasında benliği arar.
Zaman değirmeni her anı öğür,
Akıp giden bunca devranı görmez.
Dostun hatasını başa kalkarsın,
Cihanı ateşe verir yakarsın.
Her gün bir kapıdan nifak sokarsın,
Seni senden eden o canı görmez.
Garip Murat söyler sözünü dinle,
Hesaplaşmalısın her dem kendinle.
Gideceksin elbet amelin ile,
Toprak altında o unvanı görmez.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 16:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!