Her sabah böyle ağlar mı Üsküdar
yoksul karanlığında kuşların
aşkın ve umudun bir de acının
rüzgarıyla uçarken bulutlar
Herkesten çok kendime yabancı
yaşadığımdan bir hayli yanlışsam
Kovalamayin beni yataga
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Devamını Oku
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Gülsem mi, ağlasam mı...
Soruyorsun, ne sorduğunu bilmiyorsun.
Ben söylerim sana aslında insan denen şeyin ne olduğunu.
Ama o zaman beni Müslümanlar asar!
Evet Müslümanlar asar!
Daha da ilginci, asmaları, yapmaları gereken şey olmuş olur. :)
'Yukarı atılan bir cisim, bir süre sonra döner ve yere düşer. Irmaklar hep yukarıdan aşağıya doğru akar. Bunun açıklamasını 'yerçekimi' olarak yaparız. Bu, tüm kütleli nesnelerde, gezegenlerde ve yıldızda varolan bir kuvvettir ve ona 'kütle çekimi' diyoruz.
İnternet denen bir alet var ve bundan faydalanıyoruz.
Hakkı Selçuk Bekâr; evrendeki bütün bilinçlerin yok olduğunu düşündüğümüzde ne olacağını biliyorsunuz değil mi?
Evet !
Varlığı algılayacak ve onu kendisine göre konumlandıracak bir zihin olmadığı zaman, 'varlık' da olmayacaktır.
Şimdi biz, 'kendisini bilmemiz için' mi 'bizi tanrı yarattı' diyeceğiz? Buna çocuklar gülüyor. Ama siz onları zehirlemeden önce inanın.
'Varlık' zaten, öznel ve nesnel farkındalık ile vardır. Yukarıda sözünü ettiğim farkındalık hangisi sizce?
Yani o'nu bilecek kimse yoksa tanrı da yoktur. Tanrı muhtaçtır sizin beyin hücrelerinize. Tanrıyı siz yarattınız. Kendinizi hiçe sayarak tabi.
Tnrı çok yüce idiyse, biz de 'hiç' isek, neden bizimle uğraşsın dı ki!?
Sıkletlerimiz bir değil bu durumda zaten.
'Nelik', neden 'evren' ile uğraşsın ki?
Kütle çekimi: yukarı attığımız bir şey yere düşer
Adamı deli edip yazdırıyorsunuz, biliyorum, az sonra biri de çıkıp reklam meraklısı diyecek, buradan Karadenizli damarım bu sefer beni yiyecek. Bu bizi hep düşürdüğünüz tuzak. Allah sizi bildiği gibi yapsın. Çünkü iyi niyetinize artık inanmıyorum. Sizi kendinize bırakıp gidiyorum. Lütfen bir şiir zevkimiz var, günde hiç değilse bir seçilmiş şiiri okuyup yorumları okuyarak dinlenmeye çalıştığımız şu sayfayı serbest kürsüye çevirmeyin.
Biliyormu, bir zamanlar ben de çok fazla yazıyordum, bir çok insan da aynı şeyi benim için düşünüyordu ama ben şiir hakkında yazıyordum.
Burası günün şiiri sayfası kalsın. Olur mu?
Her görüşten insanın şiiri burada olmaya devam etsin.
Ben hakaret olmadıkça sesimi çıkarmıyorum.
İnançlılar da size hakaret etmezse siz de çıkarmayın.
Aynı dünyada yaşamak zorundayız.
Ve inanç işi zorla OOOLLLMAAAAZZZZ
At Sineği;
Benim özetlediklerimin detaylarını Hakkı bey takdim ediyor. ben sana şu kadarını söyleyip sözü o sahanın uzmanına bırakayım!
Dinin savunduğu ve izah ettiği hususların, Doğru sözlü, doğru özlü ellerinde mucizeler olan 124 000 resul ve nebi şahitleri,destekçileri,onaycıları var.
Bitmedi; yine doğruluk ve dürüstlükle temayüz etmiş ve ayni tezleri savunarak kerametlere mazhar olmuş, 124 000 000 veli ve Allah dostu var.
Artı; Bu konuda sadece Kur'an-ı kerimin izahına dair üçyüz küsur bin muhakkik alimler tarafından yazılmış ,her hükmünü akli ve ilmi delillerle ispat eden tefsirler var.
Dahası; bu alimleri,evliyaları,arifleri,müfessirleri,müdakkikleri onaylayan binlerce müspet ilim adamı ve araştırmacı var.
O nebilerin ellerinde yüz dört hak kitap var!
Ama senin felsefecilerinin ellerinde sadece ve sadece, varsayımlar,tahminler,teoriler bir birini nakzeden tezler var!
Sence bunların iddialarının hangisi doğruya ve mantığa yakındır?
O sözümü de tüm dünya psikiyatristlerine hediye ediyorum. Çünkü hala buna yakın bir tanımlama yoktur onlarda.
Not: Aslında psikiyatri seçecektim. Ama empatiye çok kolay girip çıkmakta güçlük çektiğim için vazgeçtim.
Hala aynı slogancı yaklaşım.
Peki ben sana sorayım.
Bir sürü örnekle soru koydum ortaya.
Be adam bana onlardan bir tane cevap versene bize önyargılı demeden önce senin önyargılı olup olmadığını anlamamız için. Bilimle biz uğraşıp geldiği yeri biliyorken kimin adına bilim her şeyi çözecek diyip duruyorsun. Hiçbir gerçek bilim adamı bütün soruların cevabını bulma iddiasında değildir. Hangi bilim adamı demiş bunu?
Bilim bugünlerde mesela farkındalık diye bir kavrama takmıştır. Siz daha farkındalık nedir ve bu asırda bir sürü düşünürü niye bu kadar meşgul ediyor diye düşündünüz mü hiç? =Hepsi belliydi ya. Merkezi sinir sistemimiz var ya işte. Farkındalık onun bir fonksiyonuydu ya işte. Ya bu adamlar niye yırtınıp duruyor?
Hadi, bekliyorum kimmiş önyargılı, kabullenmeci, tabucu?
Pıt pıt hanım. Sizi önceden de tanıyorum. Ben konuşursam bildiğim bir şey var demektir. Bilmiyorsam da BİLMİYORUM derim. Çok ilgileniyorsanız söyleyeyim. Ben şiiri biliyorum pıt pıt hanım :)
Biliyorum işte.
Yalan mı söyleyeyim.
Hakkı Selçuk Bekâr; Antoloji bilim nobeli verirse oyum sadadır. Hadi iyisin yine..
Be adam, madem bilimle meşgulsün, nasıl olur da, bilimin, meraklarımızı giderecek tek araç olduğunu bilemezsin. Bilim pozitif anlamda 200 yıllık bir konu. Din ise binlerce yıldır var. Sıra bilimin. Bunu anlayın artık. Bizim ömrümüz yetmeyecek ama bir çok buluş olacak.
Organizmalar, bulundukları çevraya uyum sağlarlar....
Bu şiir ile ilgili 140 tane yorum bulunmakta