Sen bana bi küserdin
Küsmesen iyi olurdu ama küserdin işte…
Ela bir ormanın üstünü örter gibi
Devirince kirpiklerini
Cenaze evine benzerdi Ankara denen bu şehir
Çarşı pazar anında siyah giyinir
Parklar, bahçeler matem havasına bürünürdü
Kim öldü diye sorardım
Kimse bana cevap vermezdi
Yalanım varsa ekmek, Mushaf çarpsın
Yar çekimini yitirirdi dünya denen bu sürgün ülke
Ay güneşe, gündüz geceye küserdi
Akrep yelkovan da bir bıkkınlık
Kum saatlerin de bir tükenmişlik sendromu
O cıvıl cıvıl olan zamanın tik takları
Müntehir bir frekansta dururdu
Bu şehirde nefes alan herkes, düşman olurdu bana
Kırk yıllık arkadaşlarım bile bana sırtını döner
Eş dost akraba hasım gibi bakardı
Munis kedim, panter gibi vahşileşir
Buz mavi gözlü Husky köpeğim durduk yere bana hırlar
Balkonumdaki güvercinler tası tarağı toplar
Başka bir balkona göç ederdi
Sen tüfek çatar gibi çatardın kaşlarını
Ne rezil hallere düşerdim bir bilsen
Güvendiğim dağlara kar yağar
Hangi kapıyı çalsam yüzüme kapanırdı
Vurgun yemiş gibi dibe vurur
Dile sakız, Rakıya meze olurdum
Kum fırtınasına yakalanmış bir bedevi gibi
Şaşırırdım kıblemi
Ağustos da çığ düşerdi üstüme
Gövdesinden kırılan mağrur bir ağaç olur
Dal budak devrilirdim
Sen bana bir küserdin
Bu senin kıyametin diye
Sûr’u tutuştururdu elime İsrafil
Ü f l e r d i m
Kayıt Tarihi : 2.6.2025 15:52:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!