Kuru Gürültü Şiiri - Tahsin Özmen

Tahsin Özmen
57

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Kuru Gürültü

herkes bir şeyler yazıyor
bir şey anlatıyor
bir yerlerde
birileri konuşuyor sürekli
.
ekranlar
programlar
mühim adam demeçleri
uzman görüşleri
son dakika gelişmeleri
.
manşetler
tweetler
büyük analizler
her şeyi bilenlerin bitmeyen mesaisi

ve bunca gürültünün arasında
insanın kendine rastlaması
gitgide zorlaşıyor
insanın kendi iç sesini duyması
bir mucizeye dönüşüyor
.
(çünkü ekranlar ışık saçıyor
ama hiçbir şeyi aydınlatmıyor)

bu şiirin de
o konuda bir çözümü yok
derde deva değil
sihirli bir formül sunmayacak
hayatın akışını durdurmayacak
kira kontratını yenilemeyecek
kredi taksitini sıfırlamayacak
.
altını çizip paylaşacağınız
parlak bir cümlesi de bulunmuyor
kapatırsanız bu sayfayı
hiçbir şey eksilmeyecek hayatınızdan
isterseniz şimdi
bırakabilirsiniz okumayı

(çünkü
birazdan da
önemli bir şey olmayacak
her gün olduğu gibi
güneş doğacak
sabah olacak
dünya dönecek)

market raflarında etiketler değişecek yine
belki ekmek pahalanacak biraz daha
asgari ücret artacak bi gıdım
uyanıklar kazanacak
garipler kaybedecek
.
ve dünyanın herhangi bir yerinde
tanımadığımız insanlar
haksız sebeplerle
acı çekmeye devam edecek
.
haritada yerini dahi bilmediğimiz bir kentte
hiç görmediğimiz bir çocuk
hiç hak etmediği bir kederle
baş başa kalacak

bunlar yeni haberler değil
zaten yenilik dediğimiz şey de
çoğu zaman
eski yaraların
farklı ambalajlarla satılması
değil mi

(bakın
yine büyük sözler etmeye başladım)
.
oysa bu şiir;
hiçbir ödül jürisi için yazılmadı
antolojilere girmek için de yazılmadı
otobüs durağındaki bir levha kadar yalın
çay bardağındaki duman kadar geçici
kredi kartı borcu kadar somut
.
herhangi bir iddia taşımadan yazıldı
kendi halinde
bir tabure kadar sıradan
bir musluk fısıltısı kadar önemsiz
bir elektrik faturası kadar gerçek
.
(unutulmaya
silinip gitmeye
arşivlerde kaybolmaya
dünden razı
.
çünkü iz bırakmak için
farklı olmak
önce bu ruhsuz kalabalığı yarmak gerekiyor)

oysa hepimiz
aynı telaşın
farklı yüzleriyiz biraz
aynı korkuların
aynı ertelenmiş kararların
aynı yorgun akşamların
aynı bezgin pazartesilerin
farklı kurbanlarıyız biraz

kiraya
taksite bölünmüş hayatların
fırıldak gibi dönen avm kapıların
bitmez tükenmez kuyruğunda bekliyoruz

kimimiz zevk için
kimimiz umut için
kimimiz maaş için
kimimiz sadece
sıranın neye çıktığını öğrenmek için
.
ve beklerken
üzerine titrediğimiz değerlerin çoğu
bir sonraki trend listesinde
çöp oluyor
geçerliliğini yitiriyor
.
fikirler
modalar değişiyor
.
dostluklar
sevgimiz
öfkemiz bile
eskisi kadar uzun ömürlü değil artık
.
belki de bu yüzden
çağın en büyük kaosu;
herkesin konuşması
lakin
kimsenin dinlememesi
kimsenin duymaması

(neyse
bunlar da felsefe esnafı işi
laf kalabalığı)

sonuçta;
ay sonu geldiğinde
büyük şairlerin dizelerinden çok
cüzdandaki son banknotun rengi
belirliyor adımlarımızı
.
edebiyat kitaplarından çok
market fişleri
hesap özetleri belirliyor
keyfimizi

ve hayat;
bol keseden dağıtılan umutlara
bütün o şaşaalı nutuklara
teorilere rağmen
mutfakta kaynayan tencereye
kombiyi kaç derecede yakacağına
ay başını nasıl getireceğim telaşına bakıyor
.
gerisi;
biraz umut
biraz sabır
biraz teselli
biraz baş ağrısı
çokça da
kuru gürültü.

Düşünmek Yaşamın Pasını Silmektir, Ank, 2018.

Tahsin Özmen
Kayıt Tarihi : 23.06.2026 21:11:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!