Aynı kökten beslendik, aynı göğe uzandık,
Birimiz kuruyunca, bir ölürüz biz sandık.
Şimdi rüzgâr sert eser, aramıza kış girdi,
Vefasız bir sevdayı, çiçek açar inandık.
Sen dökülen yapraksın, bense bükük bir gövde,
Artık gölgemiz bile, yabancı kalmış evde.
Aynı dalın değil de, iki ayrı yaranın,
İzi kaldık ikimize, bu kapkara perdede.
Yüreğimde bir sızı, dalda kırık bir nefes,
Artık dar geliyor bak, bize örülen kafes.
Toprağımız kurudu, veda vaktidir gülüm,
Bir ömrün hikâyesi, bir avuç kuru heves.
Yollarımız ayrıldı, her adımda bin keder,
Söylenmemiş her sözü, artık bu rüzgâr eder.
Kökümüz derin olsa, tutunmaz bu toprakta,
Kaderin çizgisiyle, ömür elveda der.
Salim der ki; gün biter, akşam çöker bağrına,
Artık feryat kâr etmez, bu sevdanın ağrına.
Savrulur gider elbet, birer tozlu hâtıra,
Can düşer toprağına, ses gider Hakk katına.
Kayıt Tarihi : 7.05.2026 13:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!