Yitik gecelerin karanlık şafağında,
Fısıltılar duyduk asrın arsız günlerinden
Yağmurlar fısıldadı bize sevda türküsünü
Beşikte öğrendik Besmeleyi,Tekbiri
Ar perdesi yırtılmış duyguların
Sinyallerinden kaçtık
Hasret güneşinin doğduğu anda
Hüzünlerin sarayına kuruldum
Duygum mahsur kaldı dert denen handa
Şarktan esen rüzgârlara soruldum
Üzerimden battı huzur güneşi
Yüreğimden dökülür hezeyan duyguları
Gecemin nihayeti sabahın altısına
Gözyaşlarım gözümün tövbe cümleleridir
Yüreğim ışık arar hicran karaltısına
Erir puslu havada erir bedenim
Yalnızlığı aşk cürmüne
Ayıran bizden değildir
Yalanı dost görüp,yine
Kayıran bizden değildir
Günahla yakıp cismini
Ömrümün kış mevsimi acep bahar mı diye
Hasretin bahçesini geziyorum bu akşam
Sevdamın nihayeti gün görmez seher diye
Hicran denizlerinde yüzüyorum bu akşam
Gönlümde eşitleyip sevda ile hüzünü
Busemi üfleyip sana uçurdum
Gelip gül yüzüne konsun deli yar
Muhabbet demledim,cana içirdim
Ruhun aşk pınarı sensin deli yar
Sensin benim dünyam,benim âlemim
Gültekin Toga’ya
Yaşananlar üstad bir garipçe hal
Bu minval nereye gider Sentezi
Zannedersin; kâbus içinde hayal
Bizleri bizlerden eder Sentezi
Dalgalar kum taşırmış,
Sahillere,
Kıyısı olan yerlere
Bende seni gönlümün sahili bildim
Ve sevgilerimi,aşklarımı sana taşıdım
Kader değil hayatına yüklesem de çileyi
Gurbet hicri fırsat vermez çektirmeye sevdiğim
İnsafımla mat etsem de nefret denen kaleyi
İzin vermez hatıralar yıktırmaya sevdiğim
Benimle yaşasan da her mihneti ve vahdeti
Aslı diyarının Kerem bağından
Birkaç kere hüzün seçmişliğim var
Ömür pınarının aşk çeşmesinden
Birkaç yudum öyle içmişliğim var
Kaç kez tatmışım ben sevda balından




-
Ahmet Kemal Yıldız
Tüm YorumlarÜstad derken kimi kastettiniz? Çok güzel şiirdi; teşekkür ederim...