Has bahçenin gülünü, ruhumla koklar gibi
Kalbime saplanan o , çiçekli oklar gibi
Bütün günahlarımdan, sevginle aklar gibi
Aşkı dar ağacına, asma kurban olduğum
Ne olursun bir ses ver susma kurban olduğum
Başka bir yâren senin, uğruna can verdi mi?
Ayağının altına, yüreğini serdi mi?
Bülbüle kavuşmadan, goncagülü derdi mi?
Gülsüz bülbüller gibi, pusma kurban olduğum
Ne olursun bir ses ver, susma kurban olduğum
Heybemde taşıdığım, su gibi azıklardan
Yollarıma kurulan, dikenli tuzaklardan
Sesimin gitmediği, sılaya uzaklardan
Selamı sabahını, kesme kurban olduğum
Ne olursun bir ses ver, susma kurban olduğum
Bir damla gözyaşına, kıyar mıyım sevdiğim
Başkasını yerine, koyar mıyım sevdiğim
Sensizliği ömürden, sayar mıyım sevdiğim
O titreyen sedanı, kısma kurban olduğum
Ne olursun bir ses ver, susma kurban olduğum
Dua ederken Yusuf, zindanlarda sustu mu?
Sabrını doldurduğu, hiç taşmayan testi mi?
Çöle düştüyse Mecnun, Leylasına küstü mü?
Çevirip cemalini, küsme kurban olduğum
Ne olursun bir ses ver, susma kurban olduğum
Bakışına meftunum, gel beni viran etme
Gözlerine tutkunum, gam çukuruna itme
Kurşun sıkıp delerek, damardan sızıp bitme
Kanayan yarama tuz, basma kurban olduğum
Ne olursun bir ses ver, susma kurban olduğum
Gidersen Gülruba’ya, lebini şerre açma
Yazıma güz mevsimi, musallat edip kaçma
Rüzgarınla kurutup, yapraklarımı saçma
Ayrılık yeli gibi, esme kurban olduğum
Ne olursun bir ses, ver susma kurban olduğum
Kayıt Tarihi : 12.1.2026 03:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!