Hangi fermandan indi ki, bu kural,
Nerede okunur, böyle bir masal,
Cübbe, sarık, hırka giymek mi kural,
Bu mu insanlığa, işaretiniz.
*
Irmaklar akıtmakla, yunmaz bu kir,
Bizde ateş var, kül eder, eritir,
O közde yananlar, olur cevahir,
Od ile yapılır, temizliğimiz.
*
Toprak paklar mı hiç, paslı demiri,
Gören gönlün gözü, bildi emiri,
Kılavuz nehir mi, yaptı illeri,
Hep şekle mi bağlı, cesaretiniz.
*
Yüce sev buyruğunu, o Yaradan,
O nurlara, tutku geçer sıradan,
İkiyüzlü sözü, atıp aradan,
Sevgiliyi anmak, kabahatimiz.
*
Deftersiz şunlar ki, bilmez hatayı,
Yüzünü ovarlar, silmez karayı,
Zebanin yurdudur, riya sarayı,
Şeytandan gizlidir, itaatimiz.
*
Gerçeği duyan mı, yoksa uyan mı,
İlmi dünyalıkla tartıp, sayan mı,
Duvara dönüp de, puta doyan mı,
Sadece yummak mı, sadakatiniz.
*
Uykuya dalmadan, uyanan kişi,
Canlıyken can vermek, erlerin işi,
Leke tende ki, değildir bir dişi,
Ruhu arıtmaktır, tek niyetimiz.
*
Şah-ı Velayet'tir, iki nur ile,
Kırklar Meclisi'dir, o gelen dile,
Bunları bırakıp, düşme gafile,
Sapmaktır, en büyük felaketiniz.
*
Tanrısal sırları, Adem'de gözle,
O kuvvet belirdi, söylenen sözle,
Gerçek, şah ile birdir, yanma közle,
Kalbi mühürlüdür, ferasetiniz.
*
Elçinin yolları, dörde mi bölük,
Kimisi kısadır, kimisi sönük,
Yoksa uydurma mı, giydiği önlük,
Erenler yolunadır, biatımız.
*
Bölünmüş yollara, vermeyiz meyil,
Emevi uydurması, bize değil,
Ocağa sadık olmayan, her cahil,
Ta ezelden beri, husumetimiz.
*
Sadık evlatlarız, etmeyiz yalan,
O yüzden yobaza, görünür yılan,
Kötü sözünüzden, bize de kalan,
Aleme aşikar, cehaletiniz.
*
Kürsüden atılan, etmez hiç tesir,
Bizlere ayandır, hür ile esir,
Dosdoğru denilen, var izimiz bir,
İzden hakikate, yakınlığımız.
*
Yükseliş bir adım, varabilene,
Perdeyi kaldırıp, görebilene,
Bakidir o rehber, bütün evrene,
Mahşerden öte midir, o bahçeniz.
*
Siz köşke tutkun, biz ise Yüz'e,
Acaba kimler çıkar, hep gündüze,
Hayal düşler için, gelmeyiz dize,
Sizin onlar için, hep gayretiniz.
*
Varlığın vechi dedik, hep en başta,
Kesme umudunu, kalma telaşta,
Secde edilen yer, değildir taş ta,
Bizim insandadır, riayetimiz.
*
Kendini bilmekten, dersimiz aldık,
Binlerce cildi ise, bir harf bildik,
Canlı bedeninde, duruma geldik,
Beş vakit değil, her an hizmetimiz.
*
Ozan sus artık, söz geçmez nadana,
Öğüdün varmaz hiç, sağır olana,
Mesele şudur ki, erem insana,
Hemen anlaşılır, asaletimiz.
Kayıt Tarihi : 15.1.2026 11:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!