Zamanın çarkında bir kırık dişli gibiyiz artık
Gölgesi boyunu aşmış akşamı erken bulmuşuz
Toprak utancından çatlıyor ayaklarımızın altında
Biz ise kökünü unutmuş rüzgâra savrulan tozmuşuz
Sanki gökyüzü tersine dönecek bir gece yarısı
Yıldızlar sönmüş ay tutulmuş bir kuyunun dibinde
Öyle bir sağır sessizlik ki bu duyulmaz vicdan ağrısı
Taş kesilmişiz merhamet arama kimsenin cebinde
Kızıl Irmak akışına küsmüş, bulanmış suyumuz,
Yüce dağ başında yankılanmaz olmuş sesimiz.
Kurşun dökseler yeridir, yitmiş artık korkumuz;
Belli ki derin bir gaflet uykusuna dalmışız.
Bakmıyor artık yollara saçları karlı analar
Mendiller kurumuş gözpınarları yorgun ve dilsiz
Açılsa da kapanmaz içimizde bu kadim yaralar
Çünkü biz bizden bile geçmişiz kimsesiz ve sevgisiz
Bir avuç kül verin bana dünden kalma
Yüzüme süreyim de hatırlatsın ateşi
İnsan insanın acısıyla yıkanmadıkça asla
Doğmaz ufkumuza gerçeğin o kanlı güneşi
Salim Erben
Kayıt Tarihi : 9.1.2026 13:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!