Kül ve Kandil Şiiri - Simya Nuran Aksoy

Simya Nuran Aksoy
30

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Kül ve Kandil

Çölün ortasındaki seccademdir ıslanan
Kumların üstündeki ayağımdır tozlanan
Mihrapsızım oysaki direksiz gökyüzünde
Birkaç dosta sahibim sonsuzluğa uzanan
Çölün ortasındaki seccademdir ıslanan
Göğsümün ortasında kandili ile yanan

Ağlar mıydı dudaklar bir yangının külünden?
İdrakini kaybetmiş gözlere inen tülden
İsmail'in boynunda kesmeyen bıçak izi
Yedi mühür taşıyor incinen şu gönülden
Ağlar mıydı dudaklar bir yangının külünden?
Seraba uzanmayan toza banmış çölünden

Yakub nuru kaybetti, karanlığa gömüldü
Ömrü hazan misali duvarları örüldü
Zamanın gerisinde sureti yitirilmiş
Kelimeler kıvranıp doğru yanlış büküldü
Yakub nuru kaybetti, karanlığa gömüldü
Divaneler misali yurtsuzluğa sürüldü

Kendinden habersizce açtığın harabeler
Güneşini doğurdu bihaber divaneler
Suskunluğun ardında açılan girdaplar mı?
Yutulmayan kaldı mı ateşten pervaneler?
Kendinden habersizce açtığın harabeler
Gözyaşları içinde geçen onca seneler...

24-25 Şubat 2026

Simya Nuran Aksoy
Kayıt Tarihi : 25.2.2026 14:33:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Kandilini dışarıdan değil kendi külünden yakanlar için olsun bu şiir...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!