Korkuyorum baba...
Dediklerin bir bir çıktı. Çıkıyor...
Gaz lambasının titrek ışığında, toprak tabanlı tek odanın duvarlarına vuran gölgeler meğer yoksulluğun değil, birbirimize yaslanmanın gölgeleriymiş. Aynı yorganın altına sığan on kardeş, birbirinin nefesiyle ısınırdı. Açlık bile aramıza giremezdi. Şimdi ise her biri saray gibi evlerde yaşıyor; ama hiçbir ev, o tek odanın sıcaklığı kadar insan kokmuyor. Duvarlar yükseldi, gönüller alçaldı. Evler büyüdü; aile küçüldü.
Korkuyorum baba...
Eskiden kapılar kilitlenmezdi. Çünkü hırsız gelmez komşu gelirdi. Bir tas çorbanın kokusu sokağın öbür ucuna ulaşır, "Buyurun." demeye gerek kalmadan sofraya oturulurdu. Şimdi çelik kapılar, güvenlik kameraları, yüksek duvarlar var. Fakat insanın içine çöken güvensizliği hiçbir kilit tutamıyor. Evler korunaklı, kalpler savunmasız.
Bekle beni küçüğüm
umudu karartmadan
sevinci yitirmeden bekle
döneceğim bir gün elbet
bekle beni




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta