Korkularınım ben senin, en ummadığın anda bulduğun.
En yalnız, en çaresizinde omzunda hissettiğin el.
Belki kadehindeki son yudum, oltandaki ilk balık,
Yada yağmurda yürüdüğün, ıslak sessiz caddeler.
Ben beklemediğin O’yum, korkular benle güzel...
(26 Eylül 2006, Adana)
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




korkuların güzel olduğu yürekte sevinçlerle mutlulukların güzellik derecesini belirtmem için kelime bulamıyorum sanırım mükemmel ötesi olur...
şiirde bir derinlik var insanı düşüncelere sevkeden kutlarım ramazan kardeşim
korku;
yoldan çıkarınca korkanı,
en çok korkutanı avlar..
Dede Korkut'a yarenlik ederken,
efil efil kafese sığdık da,
üşüttük bensiz kalan sensizliğin acısını..
La Fontaine..uyur gezerdi,
O'na bu yüzden sığamadık laf aramızda :)
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta