KORKU ŞİİRLERİ

KORKU ŞİİRLERİ

Samet Koman

KIZIL DÜŞLERE YOLCULUK (HİKAYE)

Hayata atılan ilk ve büyük adımlar tüm insanlarda olduğu gibi tüm varlığı ve yeniliğiyle onun da kalbine kazılmış, belleğine yazılmıştı. Çocukluğunda düşlerini kurduğu uzaklardaki kızıl bir tepeye bir yolculuğu vardı ki onu hatırlamaması mümkün değildi. Nereye giderse gitsin bir adım uzakta, yürüme mesafesindeydi kırmızımsı düşler, kırmızı hayal kırıklıkları, güneşin doğuşuyla hayatlar saçan kızıllığın aksine bir kâbusa dönüşerek yok oluşlar saçan kızıllar. Özgürlüğe giden, binbir çiçekli bahçelere açılan ve gönül bahçelerini süsleyen düşlere dönüşen bir kapı ebediyen kapanmış, kızıllığın büyüsü kara bir büyüye dönüşmüştü. Artık bu kızıllıkta yaşayan aydınlıklar şehri içinde tüyleri diken diken eden ürpertici uğultularla binbir çığlık içinde derin bir üzüntü, garip bir korku eşliğinde ölüm kol geziyor, tüm hayat korkunç canavarların dişleri arasında parçalanıyor yok olup gidiyordu.

.....
..

Devamını Oku
Orhan Kibar

Denizden esen o tatlı serin rüzgar
Alır beni düşüncelerden düşüncelere atar
Yalnızlık, biraz hüzün biraz korku hayat acılarla dolu
Sonsuzluğun uzun kolu bir gün beni de sarar
..

Devamını Oku
Şule Akşit

Kar kimine neşeli çığlıklar attıran, örtü.
Kimine yaşamak için umut yaktıran,korku
Hayat kendi paradoksu için de düzen.
Binlerce ölüm üzerine çiçek açan gizem.
Çözmeye kalkılmayacak kadar basit aslında
Aaahh... birde içime sindirebilsem.
..

Devamını Oku
Haydar Okur

Yüreğimin içinde kor alev bir korku var
Dört bir yanım oyma mermer afrodit
Halime güler oldu baharlar, yazlar
Tınmıyorum kimseyi ve yaşamı
Nasıl olsa ocunda ölüm var
..

Devamını Oku
İlhan Karacabey

Bir fotoğraf bir de ses
Korku oldu; sevinç oldu
Aldığı nefes aldığım nefes
Birleşti, yürüdü kalbe
Heyecan doldu...
..

Devamını Oku
Osman Karahasanoğlu

Can olur,hayat olur yağmur
Kalmaz bende korku endişe
Sararsam bedenime çamur
Yağmurda çıksam hem teftişe

Gün doğuşunu hep izlesek
Allah’ın kudretini bilsek
..

Devamını Oku
Hasan Ahmet

Mayın tarlasında gülmez, gül, gülüm.
Bu topraklarda, hakim korku, zulüm.
Canlılara sanki haram yaşamak,
Buralarda gülüm, kol gezer ölüm.
..

Devamını Oku
Halil Çolak

Ayağın gidecek yol lazım bize
İnsanın son yolculuğu inkâr etse ölüm
Korku bize Allah’tan tabiat bizde hiçe
Bizde gaflete yer yok buna iyice inanın

Halil Çolak 20.2.1977 /İstanb
..

Devamını Oku
Yalnız Kurt

boş bir yaşamın
korku nöbetlerinde
aklına gelmez insanın
umut dolu sözcükler

dehşeti yaşatır içinde
korku büyür şüphesiz
..

Devamını Oku
Şükran Beşışık

Suskun sokak lambası,
Bir korku gezinir.
Karanlık bir gecedir.
Ürperirsin gölgenden
İn cin top oynar
İçimizdedir korku
Yanlızsan sokakta.
..

Devamını Oku
Melek Yılmaz Karatay

Issız ada, ıssız çocuk
Yatağında bir yığın korku...
Emziğinde öldürmez bir zehir
Koynunda sallar durur korku....

Issız ada, ısssız bir kadın
Hikayesinden oldukça bezgin,
..

Devamını Oku
Burhan Kadah

Gök yarılıp çatlayınca
Kulaklara iner kanca
Boyun bükmek düşer anca
Yerle göğü hak karınca

Kasem olsun zorlu çağa
Gözün gönlün döner sağa.
..

Devamını Oku
Hüseyin Ozan Öztürk

Sessiz ve ıssız yollar.
Yürüyorum.
Tak...tak...tak...
Peşim sıra biri var.
Tak...tak...tak...
Bir çift ayak;
Koşarım,beni kovalar;
..

Devamını Oku
Hakan Yaşar

Bir korku kondu yüreğime
Ürkekti,titrekti.
Serçeler gibi
Hüzünlerini bıraktı,
Günahlarını döktü.
Döktü yangınlarını, uçtu gitti;
Güneşleri alarak kanatlarına.
..

Devamını Oku
Zehra Kaya

Çocukken oyun oynardık mahallede
koşardık hani
dengemi kaybedip düşerken, yere kapaklanırken bir korku alırdı yüreğimi
miğdem ağzımda
yine aynı korku
kalbinden düşüp yere yüz üstü kapaklanmak üzereyim
bu sefer annemin öpmesiyle geçmeyecek
..

Devamını Oku
Şadıman Şenbalkan

Korku dağları mı bekler
Korkuyla yaşamayı bilenler neler söyler
Bir heyecan fırtınası, yürek çarpıntısı
Sanki iliklerimde şu meret korku sancısı
Garip bir heyelanda yüreğim
Seviyor ama,
Güvenmiyor kimselere gönlüm
..

Devamını Oku
Abdullah Çevik

Ruhuma sırnaşan yalan, dünyanda kefaret aramanın bedelinden başka nedir? Kaçmaktan başka ne kurtarırdı beni kalbe yabancı suretlerinle varlığımı kuşatan anaforundan? Hâlbuki davetkâr serinliğinde soluklanmak ümidiyle sana varmıştım. İnanmıştım dehlizlerinin adıma kavuşacağım bir ülkeye açıldığına. Sevinç ve kut yaşamağa bulaşacak sanmıştım. En ağrılı yanlarımla geçtim saklı duran tarumar cennetlerinden. Kimseyi doyurmayan ırmaklarından ben de içtim. Sahteliğini umursamadan seyrettim gösterişli çiçeklerini. Kalpleri kamaştıran karanlığını göğsüme iliştirdim. Nihayet doğruluğuna şahitlik isteyen anlamlarla yeniden izaha kalkıştığım hayat ve işaret ettiğin istikametlerde dönüşe dair silikleşen izler bana kaybolduğumu öğütledi. Bu canhıraş hakikati kendime telkin ve ikrar ile sayfalarını terk ettim. Yoksa senin esrarında gölgesini yitirenlerin gerçek sandığı rüya beni cehenneme taşıyacaktı. Uçurumla barışacaktı ne varsa ayaklarımı sabit kılan. Şu üstünde korunak aradığım küre varlığımdan utanacaktı. Şimdi bir daha yüzümü sana çevirmemeye ettiğim yemini yineleyerek sermestlik veren sözlerinin aşamayacağı mesafeleri aramıza taşıyorum. Siliyorum senden bulaşan zehri beyin kıvrımlarımdan. Sana kimsenin cesaret edemeyeceği doğrulukta bir veda bırakıyorum. Ey kulakları satır aralarında kurtuluş arayanların çığlığına kapalı duran tuzak; hakkında hiçbir şey bilmediğim yanımda derinleşen çentiklerini mutlak bilinenle onaracak ve bana armağan edilmiş ümitle yoğalacağım. Ne telaş ve ürkeklik ne de korku ve hayıflanma… Belirsizce aşılamaya kalkıştığın bütün zaafları kapaklarının arasında hapse mecbur bırakarak soylu haykırışımı anıtlaştıracağım.

Bu, hiçbir şey anlatmayan kitaba doğru bir sesleniştir.

2010
..

Devamını Oku
Senem Aygül

Karanlıklar korkutmaz bizi,
Hayatımızda olmaz korku izi
Dört köşede görev bekler bizi
Elimizde meşale,aydınlatır çevremizi...Senem Aygül

24 Kasım 2015 Almanya
..

Devamını Oku
Halil Gülez

Ne çirkin sözcük şu ayrılık
Kara bir korku gibi konuyor,
Özümsenen güzelliklere
Koyu karanlıklarla özdeş,
Çirkinlikler abidesi
Yaz sıcağını öven,
Gece böceklerini kovuyor yaşamdan.
..

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Çökertme

Her şey, bir düşünceden ibaret! Bir düşünce ile çökertilen varlık alanı boyutlarda yansıyor; 3.boyutta maddi alanda da bu görünüyor! Şuur, sonsuz potansiyelden çökerterek, tercih ile yaratıyor!

İlk çökertme işi gözlemle oluyor! Gözlemci gözlediğinde, gözleme dayalı olarak bir Quantum alanı çökertiyor yani belirliyor! Bu belirlediği onun hem sınırlaması hem de bilinci olarak açığa çıkıyor! Sınırsız Quantum olasılığı bilinç, gözleme dayalı çökertiyor! Bu durumda şunu söyleyebilirim; her maddenin bir ruhu yazılımı var ama bilinç bu değil. Yani bilinç Quantum alanı çökertme işi bu da gözlemle olacak! Demek ki şuur olmadığında da yazılım var ama çökertme işi şuura bakıyor! Etken ve edilgenlik durumu; etken olan gözlem, edilgen olan gözlenen ve gözlem ile çökertilen de yaratılan! Yani çökertilen Quantum alanı, bir bilinç gözleyerek çökertmiş olmalı! Bu da "Kün" (Ol) konusu!

Quantum fizikte “Çift yarık deneyi”; deneyi Hatırlayalım: Bir duyarlı levha önüne bir engel konuyor ve engelde dikine bir yarık aralık var! Bu levhaya doğru atılan cisimler (bilye veya top olabilir): bu yarıktan geçenler arka levhada bir çizgi oluşturuyor! Bunu su dalgalarıyla yapınca da tek yarık olduğunda yine bir çizgi oluşumu söz konusu! Bunu iki yarık yan yana olarak deneyince top ve bilye ile arka planda iki çizgi oluşuyor! Çift yarıkta su dalgaları ile denendiğinde, arka planda bir girişme modeli oluşuyor; bu iki çizgi değil de daha fazla çizgi! Dalgalar yarıktan geçtikten sonra birbirleriyle kesişiyor ve arka plana girişme modeli yansıyor! Bu ışık ile denendiğinde (Işık, hem dalga hem tanecik gibi davranıyor) yani ışığı, çift yarıktan yansıtınca girişim modeli oluşuyor, eğer gözlem yapılır ise gözleme dayalı bir etki oluşuyor ve ışık tanecik gibi davranıyor. Özeti bu; yani Quantum alan, gözleme dayalı işliyor! Quantum alanda teorik olarak bilinen en küçük parça “Sicim” buna “Zerre” diyebiliriz ama zerrenin bilinmeyen çok yönünün olduğunu unutmayalım! Aslında zerreyi anlamak, evrenin tamamını anlamakla mümkün! Ne de olsa bir zerre evrenin tüm özelliklerini potansiyel olarak taşıyor! Evreni anlamak nasıl zor ise zerreyi anlamak da aynı ölçüde zor olacaktır!
..

Devamını Oku