Korkarım
Bir zamanın kıyısında, kırılgan bir sessizlik büyür,
Ne kadar saklansa da, kalp kendini ele verir,
Her tebessüm bir ihtimal, her ihtimal bir yara gibidir,
Çünkü kim bilir, hangi gülüşün içinde yıkım gizlidir.
Bir yüz, bir ses, bir nefes...
Hepsi birer hatıra gibi kalır içimde,
Bir zamanlar sevdaya inanmıştım
ama sevda, ellerime dikenle dokundu.
O günden beri, sevilmek değil korkum,
O dokunuşun ardından gelen boşluk.
Her nefes bir hatırlayış,
Ciğerime batan her hava,
Bir veda kadar yakıcı,
Bir susuş kadar kalıcı.
Kaçtım...
Kelimelerden, duygulardan, hatta aynalardan bile.
Çünkü gözlerim artık sadece kırıkları tanıyordu.
Bir gün biri yaklaştı,
Sesinde bir bahar taşıyordu,
Ama ben o sesi bile duvarlara çarptım.
Çünkü her baharın içinde bir sonbahar gizliydi,
Ve ben hep dökülen yaprakların arasında kaldım.
Korktum — evet,
Bir bakıştan, bir sözden, bir ihtimalden...
Kalbimin yeniden doğmasından,
Ve yeniden ölmesinden korktum.
Çünkü bazen yaşamak bile fazla gelir,
Bir kalp defalarca gömülmüşse eğer.
Ben sustum.
Susarken bile içimde bir yankı vardı,
“Yaklaşma” diyen bir yankı,
“Sevme beni, ben kırılmaya aitim.”
Bunu bilmeden dokunan herkes
bir parçamı alıp gitti.
Yıllar birbirini izledi,
Zamanın yüzü soldu, benimki değil —
Ben hâlâ o ilk korkunun eşiğinde duruyorum.
Bir gülüş görsem, içimde fırtına,
Bir el uzansa, kalbim bir mezar gibi kapanır.
Ve yine de,
Karanlığın içinde bir ışık ararım bazen,
Belki bir gün,
Korkunun bile sevilmeye değer bir yanı vardır.
Ama o gün gelene dek,
Kırılmamak için değil,
Unutulmamak için susarım.
Mehmet bildir
07.10.2025
Kayıt Tarihi : 12.10.2025 02:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!