Tanrıların yurdudur, yüce Kaz Dağları’nız,
Gök mavisi sulara, uzanır yamaçları.
Zeytin denizindedir, yeşil saltanatınız,
Taç yapar her bir dala, zeytinin ağaçları.
Oksijen çadırıdır, solukların en hası,
Burda şifa bulurmuş, gönlümün tüm ağrısı.
Edremit Körfezi’dir, bu yerlerin adresi,
Gönül çelen diyarın, yoktur başka benzeri.
Sarıkız efsanesi, dolaşır zirvelerde,
Tarihin fısıltısı, duyulur derelerden.
Güzellikler saklıdır, o yeşil perdelerde,
Hikmetli dersler kalmış, eski erenlerden.
Her pınarı bir ömür, her ağacı bir bilge,
Güneş bile saygıyla, bırakır yere gölge.
Yaşamak ne güzeldir, bu eşsiz olan bölge,
Tabiat kucağında, girersin yeni bir renge.
Hasan Boğuldu derler, bir sevda masalına,
Sutüven Şelalesi, dökerken gözyaşını.
Kimse akıl erdirmez, suların o sırrına,
Taşlar bile anlatır, o iki yoldaşını.
Emine’nin yüreği, bir kor gibi dağlanır,
Gölcüğün serinliği, sanki göğsü bağlanır.
Bu hazin hikâyeye, bütün doğa ağlanır,
Nice âşıklar gelir, yasını burda tanır.
Asos’un limanından, yıldızlar bir başkadır,
Athena Tapınağı, seyreder engine.
Burda felsefe yapmak, gönüllere bir aşktır,
Taşlar şahit olmuştur, tarihin her rengine.
Aristoteles gelmiş, bu havayı solumuş,
Zamanın bilgeliği, bu taşlarda durulmuş.
Ege'nin meltemiyle nice sırlar duyulmuş,
Her dalga bir kelamla kıyılara vurulmuş.
Denize karşı nice, hayaller kurulmuş,
Her bir sütun bir fikir, her bir taş bir sorudur.
Canım Akçay Kordonu, bir başka esintidir,
İyot ve çam kokusu, karışır rüzgârına.
Denizle dağın aşkı, sonsuz bir kesittir,
İnsan hayran kalıyor, her anının kârına.
Güneş batarken ufuk, kızıla boyandıkça,
Dostlarla bir çay içmek, ne hoştur verandada.
Huzur dolar içine, sen burada kaldıkça,
Dertlerin unutulur, daha ilk bakışında.
Karşı yakanın ışığı, göz kırpar engine,
İmbat meltemi taşır, sakızın kokusunu.
Yelkenliler süzülür, suyun mavi rengine,
Dalgalar fısıldarmış, denizin türküsünü.
Enginlere dalarken, bir anlık insan gözü,
Unutur gider birden, bütün kederi, sözü.
Ege’nin kalbindedir, bu yerin kendi özü,
Mavinin her tonudur, bu cennetin gündüzü.
Altınoluk kıyısı, bir gerdanlık misali,
Küçükkuyu süsüdür, körfezin bir ucunun.
Tabiatın eliyle, çizilmiş bu timsali,
Yoktur asla dünyada, bu güzel sonucunun.
Erguvanlar açarken, baharın yamacında,
Gelincikler bezenir, toprağın her sacında.
Bir huzur iklimi var, ağacında, tacında,
Gönül bir kelebeğidir, sevdanın amacında.
İşte altmış dört dize, yaşımadır bir selam,
Bu toprağın ruhundan, bana bir hediye.
Benim gibi fakire, yetmez ki söz ve kelam,
Güzellemem anılsın, bu şiirle birlikte.
Hasan Belek fakiri, güzel hatırasına,
Bu dizeler armağan, olsun gönül hasına.
Selam olsun körfezin, suyuna, havasına,
Şiirler yoldaş olsun, ömrümün her anına...
Hasan Belek
04 08 2024
Akçay
Kayıt Tarihi : 4.8.2025 19:51:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İşte altmış dört dize, yaşımadır bir selam, Bu toprağın ruhundan, bana bir hediye. Benim gibi fakire, yetmez ki söz ve kelam, Güzellemem anılsın, bu şiirle birlikte. Hasan Belek fakiri, güzel hatırasına, Bu dizeler armağan, olsun gönül hasına. Selam olsun körfezin, suyuna, havasına, Şiirler yoldaş olsun, ömrümün her anına... Hasan Belek 04 08 2024 Akçay
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!