Çocukken oynadığımız körebeler zaman tünellerinden yok olmadan taşındı gençliğimize...Gözlerimiz bağlı el yordamıyla bulduk ne aradıysak,ayaklarımızın dibinden sürüklenip gidenleri tutamadık,belkide tutmaya yetecek takatımız kalmadı boşluğu yoklamaktan...
Gözler işlevini yitirmiş,kulaklar haybeye gelen giden seslerin her daim değişmez bekçisi....Ne duyduysak onu işledik yüreğimize nakış gibi,gece ile gündüz arasındaki zaman diliminde değişen tek şey yakamozlar oldu(!) biri karanlık sulara,diğeri maviye çaldı aksini.Zaman sularla beraber aynı yörüngede akıp gitti.
Körebe oyunuda akıp giden zamanla beraber ihtiyarlaşan bedenimizde bitti.Görme yetisini yitirdik,körebeyi bir çocuğu ebeleyerek bitirdik! ! ! !
F.E.S. ve öbürleri için
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı
Devamını Oku
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta