Kapının ardında bekler insan
İçindeki boşluğun öyle dolacağını sanarak...
Hangisi seni iyi edecek
sınıkçı mı, elindeki şifa mı,
yoksa bir kuşun duası mı?
Dokunduğunda insana iyi gelen
biridir çokcası beklenen...
Nadiren koyun çıkar postun altından,
Çünkü yüzlerce kapının ardında gizlidir insan
Ve ruhunun dip odasında saklar özünü...
Bazen bir piyango biletine ümit bağlanır
İnsan acısını dindiremese de
uyutur anasona batırıp,
Süt gelmese da analığından bir şey kaybetmeyen
o sadakatli memeyi
tuttuğu gibi tutabilir bir kuponu veya şişeyi,
Çünkü başka yerlerde görmeye başlar insan
Sevdiklerinde bulduğu huzuru...
Beklememiz için icat edilmiş
yeni halkaların içinden geçtikçe
ruhun bir köpeğinki gibi kuyruk sallaması...
Ve bunun için sen dahil herkesten
aferin alması...
Böyleyken cebinin hiiiiç dolmaması...
Bir kuşun kulağına
artık güneye uçma zamanı diye fısıldayan,
Ruhunun başkasında takabul edeceğini sanan insana
Çok geç tutar
böyle bir şeyin mümkün olmadığını
göreceği o aynayı...
İnsan hayli zaman aslında kendini arar
İçinde çukurunu kazarak...
Bu yüzden kimse bilmez
Başkasının kör kuyusu nerdedir
Ne kadar derindir ve oraya nasıl gidilir...
Kayıt Tarihi : 20.2.2020 12:10:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Kimse bilemez başkasının kör kuyusu nerdedir.Çok begendim şiiri en çok bu mısrayı.
Sevgilerimle.
sonra
düşündüm
bu üç soru
insanın kör kuyusu nerdedir
ne kadar derindir
nasıl gidilir
çokça tebrikler..silkelediniz
Yavaş yavaş ortalığı kuş sesleri kaplamaya başladı. Çok hoş cıvıltılar, hoş şakımalar… Tabii, arada bir ‘gak’lamalar da karışmıyor değil bu seslere.
Zamanını kestiremeyen Denizli’nin ‘çil’leri gibi.
.
Sanırım hanımefendinin şiirlerini en çok okuyanlardan biri de benim.
Şiirlerinin işlenişini, mahalli ve kültür unsurlarının yer alışını ve özellikle de yerli yerinde kullanışını takdir ediyorum.
Arada takıldığım yerler oluyor. Fazlalık bulduğum yahut ‘ne gereği vardı’ dediğim dizeler, kısımlar da var. Bazen de ilgi kuramadığım imgeler, benzetmeler ve fazla bulduğum tasvirler.
Bu cümleden olarak; “Yoksa bir kuşun duası mı?”
Zümrüd-ü Anka mı bekleniyor acaba?
Dua çiçeği var da, bilmediğimiz dua kuşu da mı var?
Ebabil denseydi, kıymet bilmeyenlerin taşlaşmış yüreklerini taşlayarak yumuşatabilirlerdi derdim.
“Çokça/sı beklenen”…
..?
İnsan, bir başka insanın postu üzerinde mi oturuyor ki, oturduğu postun altından nadiren “koyun” çıkıyor?
Sanki “nadiren ‘insan’ çıkar postun altından” demek daha mantıklı olurdu gibi geldi bana.
Gerçekten aranan insansa…
Posta bürünmüş nice insan kılıklılar var. Bu post sadece ‘koyun postu’ da olmayabilir elbette.
Nazire olsun diye yazacağım.
“Dostun makbulü yumuşak postta ağırlanır..”
Ehh!..
Her post, koyun postu olmaz demiştik.
Anlaşılan insanın mutedili, ılımlısı, munisi aranıyor. Olmaz zaten. Zıtlar birbirleriyle daha iyi anlaşırlarmış…
İnsan, kendi özüne ulaşamazken bir başkasına bütün kapıları ardına kadar açmaz zaten.
.
3. bölüm çok anlamlı ve dokundurucu geldi bana.
Ümit bağlamak…
Hayal etmek…
Hayal ve ümit…
Ve bir taraf başkalaşırken, diğer tarafın hayal kırıklığı yaşaması, ümitlerinin boşa çıkması gerçekten felaket olur.
Yok, bence aynı şey değil.
Tutulan sıcaklığı, yumuşaklığı, insanlığı başka şeylerle denk tutmak aynı şey değil. Eğer böyleyse ‘koyun’ mu dersin, ‘ayı’ mı dersin, ne denirse densin, haklı bulurum.
Bir tek şeye rıza gösterilmeyebilir.
Patates çuvalı gibi olmak yahut süngerimsi bir cansızlığa bürünmek… Veya çığ altındaymış hissi uyandırmak…
Arayışsa, böylesi durumlarda belki bir kupon değil ama bir şişe ısıtabilir insanı…
İkili hayal kırıklığı ve tükenmişlik olur bunun adı…
.
Nefes alındıkça ümit de, hayal de kendini yeniliyor. Olması gerektiği gibi.
Hayalleri gerçekleştirmek için nice dikenli teller aşılır, nice ateş çemberinden geçilir.
Hayatın cilvesidir, sallanan kuyruklar.
Beklentinin dışa vurumudur.
Ümittir…
Ümit biterse insan da biter.
Bunu ben, ikiyüzlülükten saymıyorum.
Zannımca mesele cep doldurmak değil. Biraz iltifata tabi olmak. Ancak görüyorum ki, iltifattan sayılan ‘aferin’ler yeterli olmuyor.
Gönül hoşluğu, cep boşluğuna ağır basmıyor.
Dahası isteniyor.
Eminim ki, gökyüzüne merdiven dayasalar, en son basamağa çıkarsalar insanı, ‘daha yok mu?’ diye doyumsuzluğunu ortaya koyar insan.
-Belki başka arayışların sebebi, bütünleşemeyen iki insanın doyumsuzluğu, uyumsuzluklarının sonucudur.-
.
Şiir cümlesi ya…
Evir, çevir, devir.
Kar, karıştır, iç içe geçir…
Biraz gizemli olsun. Okuyan bir kez daha okusun.
Öyle olsun bakalım.
“Tebdil-i mekânda ferahlık vardır” misali, sıcaklık arayanların sıcak yerlere göçmesi tabiatın kuralı. Oralarda ısınmak, oralarda kaynamak, kaynaşmak; oralarda yanmak, yakılmak; oralarda bir olmak, bütünleşmek ve artmak…
Malum, sıcak da, sıcak insan da insanın kanını kaynatır…
İnsanı insana ısındırır…
İnsan, insanın aynası olacaksa sanırım bu sıcaklık vesilesiyle olur.
.
İnsan aranıyorsa.
İnsanın özüne inilebiliyorsa.
Ağzına emzik arayanlar için değil bu sözlerim.
Kör kuyulara inebilecek kadar gönül gözüyle sevenler içindir sözüm.
İnsanı, insan olduğu için sevebilenler için…
İnsan içindir…
.
Kesinlikle ‘takabul’süz, aklımla gönlüm hareket buldu, şiir vesilesiyle.
Olduysa sürç-i lisanımız, affola.
.
Teşekkürler…
Hikmet Çiftçi
11 Mart 2020
***
ÖNEMLİ NOT:
15 Mart 2020 günü GÜNÜN ŞİİRİ yorumum üzerinde düzeltme yapmak için eski yorumumu siliyorum diye yanlışlıkla alttaki başka yorumları silmişim. Yorumumu ve değerli Meri Hanımın yorumunu da aynen ekliyor, teknik hata için affımı diliyorum.
***
Meri Jaani 11.03.2020 16:13
Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. Sizin kıyuya minik bir çakıl olduysa ne mutlu...
Nadiren koyun çıkar postun altından,
Çünkü yüzlerce kapının ardında gizlidir insan
Ve ruhunun dip odasında saklar özünü...
Burayı sormuşsunuz. Tanıştığınız kişinin postunun altından kurt değil de koyun çıkmasını istemez misiniz? Uysal, uyumlu, nazik ruhlu... Yaşadıklarımız o kimseden çekinmeyen saf özümüzü derinlere itiyor. Korkular, endişeler ve güvensizliklerden dolayı kendimizi derin bir kuyunun dibinde gizliyoruz. Demek istediğim buydu.
Kuşun duasına gelirsek, susamış bir kuşu hiç gözlemlediniz mi? Hani bir suluk bulsa nasıl içer ve dua etmez mi o suyu koyana.... Dua eden kuşlar eminim vardır bir kuşun bedduasını almak da.... Onu başka bir şiire saklayalım :)
Selametle...
Oysa asıl olan insanın kendini tanıması ve kendi içinde mutluluğu bulması... İnsan bunu yapabilse anı yaşamaya başlamaz mı?
Selamla...
Şiir dili metaforlar göndermeler mitolojik bir hava ...
felsefe olarak dolu dolu
Bazı safralar atılabilir miydi ? Diyorum ama ilk okuyuş elbette belki bilezik daha okusam farklı bakabilirim
TÜM YORUMLAR (10)