KONUK(yergi)
Oysa ne kadar çok istemiştik
Bir konuğumuzun olmasını
Dürülüydü çarşaf takımları
Yemek takımları dolaptaydı
Hiç olmazsa evimizi görseydi
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




çok güzel ...türkü tadında...++10..ekliyorum hemen...sonsuz saygılarımla...
Gelişe koşulların insan ömrüne ve ilişkilerine etkisi akla sığmıyor çoğu zaman.Yüreğinize sağlık İrfan Bey,saygılar.
Yine oldukca anlamli,konusu; 'Ah nerede o bizim cocuklugumuzdaki komsuluk iliskileri,paylasimlar,yardimlasmalar,güven,itimat' dedirttiren,cok elzem,her hatirlandiginda icimizin mutlaka burkulacagi,gündemden düsmeyecek bir konu... Nalet olasi su kokusmus carpik düzenin dislileri arasinda ne yazikki o da un gibi ögütülüp kayiplara karisti..Kalemine yüregine saglik irfan hocam yine son derece etkileyici,tertemiz,oldukca duygulu bir dille, dile gelmis cok degerli bir siir..Selamlar,saygilar ++ant10
Böyle bir zamanda hepimiz aynı duyguları yaşar olduk..Gelmeyi bırakın komşu komşuyu tanımıyor...Bayanların çalışma hayatına atılmasıyla eski komşuluk ilişkileri daha da azaldı..Ama insanımız içinde hep misafirperverdir...Yüreğinize sağlık..Kutlarım..Saygılar...10p
misafirlikler eskiden ne güzel oluyordu hocam,
onu da hallettik herşey gibi,
yüreğinize sağlık.
bir akşam ailecek size çaya gelelim mi abi :)
Hocam ister istemez şiiriniz eskiye götürdü beni ..Eskiden misafirden misafire kapısı açılan .misafir odaları ,kendine has kokusu bir dokunulmazlığı vardı ..Annem hep kapısını kapalı tutardı ..
ve bazı günlerde dolar taşardı o misafir odası ..bana o günleri hatırlatan güzel şiirinizi ve sizi kutlarım..
Şimdilerde evimizin her kapısı açık ve o yasaklar yok hocam ama sanırım o tat da yok..+10
Saygımla
KONUKLARINIZ BEKLEDİKLERİNİZ DİLERİM TEZ ZAMANDA GELSİNLER TAM PUANLA SEVGİLER ÜSTADIM
'Kalıcı değil..' Şartlar, sakıncalar ortadan kalkınca, 'yergi de kalkar...'
Yerini ne alır? İşte mesele o...
Övgü mü? Sanmam...
'Konuk gibi ama...' Ona benzetelim yani... Her şey hazır, 'eşik bile' yerinden kalktı...
İş, gelecek olana kaldı... Hele gelsin... Evi barkı görmek, Yatak, döşek bahane... Beklenenin adı da 'siz' değil, sır... 'Konuk' işte...
Gelirse var.. Yarına Allah kerim... 'Yergiye devam', duruma göre...
'İki sırlı ayna' gibi Öğretmenim.. Mesajı içinde, güzel şiir...
Kutlarım...
Birliktelik, insanın insana duyduğu gereksinim insanlığın
insanlığa olan duyarlılığı dikkat çekici ve anlamlı. Böylesi
güzel gereksinim sevginin bir tezahürü olmalı. İnsan kesinlikle
kendisine yakınlık duyanlara yakınlık duyacak, ortada düşünce
ve anlayış açısından ortak paydaların bulunması yaşamı daha
anlamlı kılacaktır. Paylaşı için teşekkürle ve başarılar.
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta