Gençti…
Öyle herkesin “genç” dediği gibi değil; umutları fazla, hayalleri büyük, kalbi acele atan bir gençti. Hayatın onu nereye sürükleyeceğini bilmiyordu ama bir şeyi çok iyi biliyordu: Sevmek.
Sevdi. Hem de kendinden vazgeçecek kadar.
Onu ilk gördüğünde, dünya durdu sanmıştı.
Kalabalığın içinde tek bir yüz, binlerce sesin arasında tek bir nefes… Gülüşü, insanın içini yakan cinsten değildi önce; sonradan yakacaktı. O an sadece sıcak gelmişti. “Hayat bu” demişti içinden, “işte bu.”
Sevda böyle başladı.
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta