Bir yere bakıyorum bir göğe,
İkiside beton, farkı yok.
Görünmüyor bulutlar, yıldızlar
Görünmüyor kafdağının arkası.
Hayallerim, ümitlerim görünmez oldu
Kafesteler sanki, kilitli.
Sesini hiç duymadıysam o gün
Ya da görmediysem seni bir kez bile
Tenini tenimde, omzunu başımda hissetmediysem
O gün, gün değildir, bilesin...
Pürüzsüz gökyüzüne her baktığımda
Uzaktan yaşadım ben bu aşkı
Bir kez gördüm yüzünü
Ve sadece bir kez duydum o güzel sesini
Bir kere dokundum sana saniyelik de olsa
Ama yetti bana o gün bu gündür
Yetti aklımı yitirmeme, dünyaya küsmeme
Zordu seni sevmeye başlamak
Hayat atılan yepyeni bir adım,
Yarım kalmış bir sayfadan
Tertemiz, bembeyaz bir sayfaya geçmek gibiydi.
Artık eski aşka kefen,
Yenisine gelinlik giydirme vaktiydi.
Ölüyorum,
Çekinmene gerek yok artık
Her dakika, her saniye ölüyorum
Büyük bir güç bastırıyor beni
Konuşmamam, ortalıklarda dolanmamam için
Şiir bile yazamıyorum artık
Yatağında uyuyan bir güzel kızsın sen şimdi
Gözlerin öyle kapalı ki, değil ellerim
Kalbim bile açamaz o hazineyi.
Yumulmuşsun yorganın içinde ve yumulmuş ellerin.
Üşüyor musun gülüm? Üşüme sen, sıkı sarıl hayallere
Kalkıp yürüyeceğin, beraber gezeceğimiz günlere sarıl, onlar ısıtsın içini..
Lise hayatı öldürdü beni
Kaloriferin başında içtiğimiz çaylar
Arka bahçede attığımız turlar öldürdü
Bir de kız pansiyonun merdivenleriyle
Kantindeki masalar öldürdü beni
Olmayacak
Bu şiir güzel olmayacak, içime doğdu
Pek havam yok zaten bugün
Sabah mutluydum, kalktığımda
Olmasan bile yanımda, vardı
Fotoğrafın yine başucumda
Kısaknıyorum şu saati
Akrep bile sokuluyor yelkovana
Belki çok kalmıyor yanında, belki ağır ağır gidip geliyor
Ama en azından yanyanalar, değiller bizim gibi ayrı
Bıktım şu vedalardan gayrı
Şafakta bir güzel kızıllık var, aynı saçların gibi.
Dokunamam şafağa biliyorum ama
Eminim ki o da yumuşaktır seninkiler kadar.
Gökyüzü aydınlanınca, bir gözalıcı mavilik
Aynı beni çalan gözlerin gibi.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!