KIRKKUYU’DA DÜŞEN YUMURTA – EK SAYFA
Yumurta, Fadime’nin alnında sessizce dururken köydeki saatler geri saymaya başladı. Çünkü bu yumurta artık sadece bir nesne değil—bir kıvım çağrısıydı.
Uluköy Mahallesi’ne inen kel bulut, köyün üstüne gölge değil—gönül örttü. Çocuklar ağlamayı bıraktı, çünkü yumurtanın içinden bir ninni sızıyordu.
Kahveci İrbeğem, yumurtaya ikinci çayı demledi. Bu kez yumurta içmedi ama bardağın buğusuna bir şiir yazdı. “Ben nötr değilim,” dedi tekrar, “Ben kıvımın ilk hücresiyim.”
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
Azıcık okşasam sanki çocuktular
Biraksam korkudan gözleri sislenir.
Ne kadınlar gördüm zaten yoktular
Devamını Oku
Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
Azıcık okşasam sanki çocuktular
Biraksam korkudan gözleri sislenir.
Ne kadınlar gördüm zaten yoktular




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta