KIZIL ÖREN’DE YASAK OT, DOSTLUKTA KIVIM
Kırkkuyu’da Kızıl Ören, davara yasaktı. Ama ot boldu. Bozalı, her sabah keçileriyle gizlice girerdi. Helke helke süt verir, keçiler otkarı yalayıp memelerini gevşetir, oğlaklar ardın dibinde meleşirdi.
Halk şikâyet etti. Belediye başkanı Ramazan Muharrem Kormacı’yı görevlendirdi. Muharrem, yasak alanda nöbet tuttu. İlk çan sesiyle Bozalı’nın sürüsü göğsünü kabartarak girdi. Muharrem izledi. Tedirgindi. Tutuklasa dostluğu bitecekti. Tutmasa görevden düşecekti.
Sürü otladı, geri dönüş yolculuğuna çıktı. Popasta kuyusuna vardılar. Bozalı, helkeyle su çekti. Keçiler sulandı, taş saçlara serpilen tuzları yaladı. Tekelerin amuzları kabardı. Doğa, kıvım kıvım şükre durdu.
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var
sımsıcak bir merhaba diyecektim
başımı usulca dizine koyacaktım
dört gün dört gece susacaktım
yağmur sönecekti yanacaktı
Devamını Oku
vurdun kanıma girdin itirazım var
sımsıcak bir merhaba diyecektim
başımı usulca dizine koyacaktım
dört gün dört gece susacaktım
yağmur sönecekti yanacaktı




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta