Bölüm 56: Don Ağacının İlk Fırtınası – Gölgeyi Korumak, Hafızayı Savunmak
Fırtına geldiğinde, Don Ağacı eğilmedi—gölgesi titredi. Kadınlar toplandı. Çünkü o gölge, bir ağacın değil—bir halkın hatırasının siperiydi.
Rüzgâr donu savurdu. Ama ip çözülmedi. Çünkü o düğüm, bir kadının alnına atılmış niyetti. Elif taşlarını topladı. Sekili Nine bastonunu toprağa sapladı. Fadime donun ucunu tuttu. Ve hep birlikte, gölgeyi korudular.
Fırtına dindiğinde, ağaç hâlâ oradaydı. Don hâlâ ipteydi. Ve kadınlar, bir kez daha kendilerini değil—hafızayı savunmuştu.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta