Bölüm 40: Sayvantta Sabah – Ardıç Kabuğunun Altında Uyanan Kadın
Sabah, yaylada sessiz doğar. Ne horoz sesi vardır, ne ezan. Sadece taşın içinden sızan bir serinlik, ardıç kabuğunun altına düşen ilk ışık.
Kadın gözlerini açar. Yatığı yer hâlâ taş, ama sırtı artık üşümez. Çünkü gece boyunca yel onu örtmüş, taş onu kabul etmiştir.
Sayvantın içi hâlâ karanlık. Ama kadının içi aydınlıktır. Çünkü o gece, yalnızlık değil—tamlık yaşamıştır.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta