ygerçeği / Bölüm 8: Göğostos Çapraz Döleme
Göğostos ayıydı. Sıcağın en kör noktasında, toprağın çatlağı bile susuzluğuyla konuşurdu. Ama çocuklar bu suskunluğa kulak vermezdi. Hatrettein, İrbeğem, Cafer ve Omar; dört gölge, dört hayal, dört zeka kıvılcımı...
Sabahleyin dere kenarında çıplak ayakla taşlara basarak inmişlerdi değirmene. Omar değirmen taşına oturmuş, un tozu savrulurken sabit bakıyordu suya; öte yandan Cafer elindeki çakıl taşını göğe fırlatıyor, düşerken tuttuğu dileği sadece kuzuya fısıldıyordu.
Irbeğem Bük’teki çalılıkta bir oğlağın başına sarı iple bağladığı çanla oyun kurdu. “Eğer bu çan beş kez çalarsa, kavuşmak mümkün,” dedi. Kimse kavuşmak istemediğini söylemedi; ama herkes içinden aynı şeyi geçirdi.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta