Sabah dut yaprağında bir nokta vardı. İrbeğem onu gülüş sanmıştı önce. Ama değildi. Bir gece evvel annesiyle babasının yorgan altı çırpınışından damlamıştı belki de.
Kuyu suskun, Gök Hacı’nın gözleri doluydu. Fadime geçti, dut yaprağına dokundu. İrbeğem ürperdi. “Bu temasın adı ne?” dedi.
Cevap yoktu. Sadece gökte bir bulut sanki iç çekti. Ve dut dalı titredi. İrbeğem gülümsedi
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta