EŞSİZ ANADOLU'M - 1
Evet Anadolu'm, seni anlatacağım şimdi, dinleyin durun
Başına iş açar, problem çıkarır özel ve matematik konumun
Jeopolitiktir, stratejiktir üç kıtanın merkezinde bulunuşun
İki kıtayı birbirine bağlar, ikisi arasında bir köprü olursun
EŞSİZ ANADOLU'M - 2
Evet Anadolu’m, senin dostların üzülmez ve olmaz mahzun
Uyku girmez gözüne milyonluk mega kentin İstanbul’un
Şehirde minareler, gökdelenler yükselir hizasına bulutun
Her yerinde var tiyatro ve sinema, fanatiği çoktur futbolun
EŞSİZ ANADOLU'M - 3
Evet Anadolu’m, sana güzellikle yaklaşanlar, olur dostun
Ailelerin geniştir, damat, gelin, dede, nine ve sayısız torun
Kimi sünnet olur, ağlıyor beşiği sallanır yeni doğan yavrunun
Belli karnı acıkmış, canı ana sütü çekiyor masum çocuğun
EŞSİZ ANADOLU'M - 4
Evet Anadolu’m, sevdiğini mutlu ettin, başköşeye koydun
Sevmediğini perişan ettin, sevmeyeni huzurdan kovdun
Haydi, Halil İbrahim sofraları misafire ziyafet için kurulsun
İkram edilsin mantı, yaprak sarması, dolma ve lahmacun
EŞSİZ ANADOLU'M - 5
Tarihinden, kültüründen, coğrafyasından Anadolu’yu okuyun
Her köşesi cennetten bir parça, eşsiz güzellikte Anadolu’nun
Ağ gibi sarmış her yanı demiryolun, ücraya uzanır karayolun
Gezip görmelisin her yerini, fark etmez nereye düşerse yolun
EŞSİZ ANADOLU'M TEK PARÇA
Evet Anadolu'm, seni anlatacağım şimdi, dinleyin durun
Başına iş açar, problem çıkarır özel ve matematik konumun
Jeopolitiktir, stratejiktir üç kıtanın merkezinde bulunuşun
İki kıtayı birbirine bağlar, ikisi arasında bir köprü olursun
E TABİİ
Her şeyi yaratan, her işinde hikmet olan Mevla’mız
Rabbim bizi mi bıraktın yoksa biz mi yanlış yoldayız
El aleme ne güzel şans vermişsin yaşıyor, görüyorum
Hep yaver işleri, bahtiyar her ferdi, öylece bakıyorum
EVVEL İNSAN
Mağarada, çadırda, çölde ve dağda yaşadınız
Ok, mızrak ve kılıçla göğüs göğüse savaştınız
Aylarca yürüdünüz, bindiniz at, deve, gemilere
Okyanus ve kıtaları aştınız, yayıldınız her yere
EYLÜL
Hoşça kal ağustos hoşça kal sıcak yaz, hoş geldin eylül
Sen ne güzel bir aysın yılın içinde, on bir aydır sensizim
Su serp yanan gönlüme, sönsün ateşi, kalsın geride kül
Yeni kavuştuk, başlasın yine hüzün, yeniden romantizm
FELAKET
Yanaklarımda sel, sebebi gözlerimdeki taşkın
Ayaklarım bataklığa saplanmış, bükülmüş bel
Ateşinde yanarak kül olmak mı bedeli bu aşkın
Bir fırtına kopuyor saçlarımda, uçuşuyor tel tel




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!