KİSVE...
EY YÂR
Beni benden çağır.
Adımı unuttuğum yerden.
Kendimi bıraktığım yerden.
Ben çok zamandır
Kendi gölgemde oturuyorum.
Ve her geçen gün
Biraz daha eksiliyorum.
Bir gün geldiler,
Üzerimden kisvemi aldılar.
Ne bir düğme koptu,
Ne bir dikiş söküldü.
Lakin içimde asırlardır oturan ben,
Sessizce yerinden kalkıp gitti.
O vakit anladım;
İnsan bazen ölmez,
Kendisinden çekilir.
EY YÂR
İnsan en çok kendi aynasında kaybolurmuş meğer.
Ben kendimi bir ömür beden sandım.
Bir isim sandım.
Bir hatıra sandım.
Bir yüz sandım.
Meğer hepsi,
Kapısına kadar yürüdüğüm bir rüyanın
Sabahla birlikte dağılan sisiymiş.
Ben elimde dünya diye
Bir avuç kül taşımışım.
Rüzgâr esti.
Avucum açıldı.
Hiçbir şeyim kalmadı.
EY YÂR
Bazı yangınlar ateşle değil,
Hakikatle düşermiş.
İçimde bir şehir vardı.
Sokaklarında arzular dolaşırdı.
Pencerelerinde bekleyişler otururdu.
Kapılarında korkular nöbet tutardı.
Sonra görünmeyen bir yangın düştü.
Evler yandı.
Sokaklar yandı.
İsimler yandı.
Benliğimin duvarlarına kadar her şey yandı.
Küllerin arasından yalnız hasret çıktı.
Meğer en son yanan şey,
İnsanın kendisiymiş.
EY YÂR
Kavuşmak dedikleri şey,
Eksilmenin başka adıymış.
Sana yürümek,
Sanıldığı gibi kavuşmak değilmiş.
Her adımda biraz daha eksilmekmiş.
Bir nehir gibi yatağını terk etmekmiş.
Bir mum gibi kendi ışığında erimekmiş.
Bir kuş gibi kanadını değil,
Göğünü kaybetmekmiş.
Ben seni bulacağım diye çıktım.
Yol beni benden çıkardı.
EY YÂR
En büyük gürültü,
Susmadan önceki benlikmiş.
Bir gece içimde bütün sesler sustu.
Ne şikâyet kaldı.
Ne sitem.
Ne de haklılığım.
Dilimden önce ben sustum.
Kalbimden önce ben yoruldum.
Ruhumdan önce ben dağıldım.
O karanlık gecede gördüm ki,
İnsanın önündeki en büyük perde dünya değil,
Kendisidir.
Kendine secde eden,
Hak'ka varamazmış.
Meğer bütün yolculuk,
Varlıktan kurtulup
Yok'ta yok olmakmış.
Meğer fenâ,
Silinmek değilmiş yâr...
Yok'ta yok olup,
Yokluğu da ardında bırakmakmış.
EY YÂR
Yokluğun kapısı,
Benliğin bittiği yerden açılırmış.
Şimdi dönüp ardıma bakıyorum.
Bir ömür taşımışım kendimi.
Ne ağır yükmüş.
Omuzlarımı ezen dağlar değilmiş.
"Ben" dediğim o küçük kelimeymiş.
Bütün yaralarımı o açmış.
Bütün yollarımı o uzatmış.
Bütün ayrılıkları o büyütmüş.
EY YÂR
Giden kisve değilmiş,
İçinde kendine secde eden benmiş.
Kisvem hâlâ üzerimde duruyor.
Lakin içinde eski sahibinden eser yok.
Ne övünen kaldı.
Ne kırılan.
Ne isteyen.
Ne bekleyen.
İçimde yalnız,
Kendi mezarının başında oturan bir garip kaldı.
Ve o garip her nefeste biraz daha anlıyor:
Hak'ka varanlar yol bulmadı yâr...
Kendilerini kaybettiler.
Benliklerini gömdüler.
Kisvelerini bıraktılar.
Ve sonunda,
Yok'ta yok olup,
Yokluğu da geçtiler.
Varlığın sahibinde kayboldular.
ALLAH YÂR OLSUN.
Kayıt Tarihi : 16.06.2026 21:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!