“yazdırma şiir” dedim kendimle konuştuğum anlarda,
çünkü kelimeler büyür sanıyordum içimde,
adını koyarsam acının, aşktı acı değildi
sek içilen rakının sarhoşluğunda bir elifinde aşk
duvarlara çarpıp geri dönecek diye korkuyordum.
Sustum.
Sustum ki dağılmasın içimdeki düzenli karmaşa,
sustum ki kimse duymasın
gecenin bana fısıldadıklarını.
Masada ince belli bir bardak,
rakı usulca bulanıyor suyla,
beyaz bir sır gibi yayılıyor geceye.
Her yudumda biraz daha cesaret,
biraz daha itiraf karışıyor kanıma.
Pencere aralığında bir bekleyiş var şimdi,
soğuk camda avuç izim,
sokaktan geçen her ayak sesine
kalbimin hafifçe doğruluşu.
Kalbimin koridorlarından geçtiğin ruhum,
Umut dediğin
kapıyı çalmadan önce
kalpte prova yapan bir misafir gibi.
Gelir mi, gelmez mi bilmeden
yer açıyorum içimde.
Ve soruyorum geceye:
Gece, kalbimdeki ayazın özlemi diner mi?
Yoksa bu üşüme
adını koyamadığım bir hasret mi?
hasretle aşkla bekleten sevgilim,
Rakı bardağında dağılan beyazlık
bir sabah ihtimaline benziyor,
ama sabah
her zaman ısıtmıyor insanı.
Belki bir ses,
belki bir dokunuş,
belki adımı fısıldadığın tanıdık bir nefes
çözer içimdeki buzları.
Ama insan en çok kendine yeniliyor.
Bir aynanın karşısında
itiraf gibi dökülüyor heceler.
“Yazdırma,” diyorum yine,
kalem usulca titriyor parmaklarımda.
Çünkü biliyorum—
şiir dediğin şey, sendin yazdığımda ruhum,
saklanmak için değil,
bulunmak için var.
Ve ben
rakının buğusunda,
pencerenin soğuk camında,
umutla beklerken
geceye aynı soruyu fısıldayarak
her sustuğumda
bir mısra daha çoğalıyorum içimde.
İçimde çoğaldıkça kelimeler,
suskunluğum dar geliyor bana.
Taşan bir nehir gibi
yatağını arıyor kalbim.
Belki de yazmak,
ayazın içinden geçip
kendi ateşini bulmaktır.
Kendi ateşinde yanan eliftim ben,
kendi kışında üşüyen bir harf.
Kalbinde ilk harfsem susturma,
Yaz mevsimi değil miydi
beni benle bıraktığın haziran,
sonra ekim ya sonrası ?
Mevsimsel tutulmalardı aklımda,
güneştin benden bakışını yüzümden sakladın,
Gamzeme denk geldiğinde gölgende kalmasın dedim,
ay kalbimde asılı kaldı.
Zaman tutuldu,
içimdeki saat hep o ana çaldı.
Beni benle bıraktığın yerde
çoğaldı sessizlik,
çoğaldı geceler.
Gelirsen—
belki çözülür bu tutulma,
belki ayaz yerini sabaha bırakır.
Gelirsen—
özlem diner.
Gelirsen —
Gamzeme güneş olur musun,
Gülüşümde hüznün bulutları dağılsın mı,
Gelirsen—
Elifinde baharla bütün mevsimsel tutulmalar dursun mu...
Kalbinden öptüm hareli gözlerinden bir bakki ,
Kayıt Tarihi : 18.2.2026 12:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!