Ah, canımın bahar coşkusu,
göğsümde muhabbet demledim sana.
Gel otur şöyle;
azıcık nefes al, bir soluklan.
Parmak uçlarında kış birikmiş.
Ellerini avuçlarıma bırak da ısınsın.
Üşümüş kelimelerini alayım dudaklarından,
nefesin nefesimde çözülsün.
Uzakta durursan üşürsün.
Ben buradayım;
bırak kışın elini!
…
Gel biraz daha yaklaş.
Göğsümün esmer coğrafyasında dağılsın ayazların.
Kalbimdeki alevden ürkme, incitmez tenini.
Dünyanın unuttuğu bir sıcaklıkla seviyorum ben seni.
Soyun ruhundaki kırağıları, sarıl bana!
Kalbin, kalbimdeki ılık huzura alışsın.
Uzakta durursan üşürsün.
Ben buradayım;
bırak yalnızlığının elini!
…
Kim söyledi sana kışın mevsim olduğunu?
Kış, benim yokluğumun bahanesidir yalnızca.
Saçlarına düşen kar benim yerime öpmüş seni.
Rüzgar beni kıskanıp değmiş yanaklarına.
Ellerin, ah senin güzel ellerin,
baharlarını unutup saklanmış cebinde.
Ama hepsi bensizliğini inkar etmişler,
kışa alıştırmışlar seni.
İnanma sevgilim!
O dokunuşların her biri bendim.
Üşümüşlüğün için özür dilerim.
…
/Ben aşkı, ben seni çok özlemişim.
Sana acıkmışım yıllarca, yaklaş da doysun içim./
17.22, 5 Ocak 2026
Esra NizamKayıt Tarihi : 5.1.2026 17:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!